Fenerbahçe’nin eski başkanı Aziz Yıldırım’dan mevcut başkan Saran’a yanıt gecikmedi. Yıldırım, ”Saran’a” Sayın Sadettin Saran, kulübün mali durumuyla ilgili benim ne zaman istersem kulübe gelip tüm kayıtları inceleyebileceğimi ve tüm kayıtların kulüpte yer aldığını ifade etmiştir. Ben müfettiş değilim, Fenerbahçe’nin bir neferiyim.” dedi.

Fenerbahçe’nin eski başkanı Aziz Yıldırım, Olağanüstü Seçimli Genel Kurul’da reddedilen ve 25 Ekim Cumartesi günü Olağanüstü Genel Kurul’da tekrar görüşülecek olan 11-12-13. maddeler ile ilgili açıklama yaptı.
21 Eylül 2025 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul öncesinde, yönetim kuruluna sınırları ve kapsamı net olarak belirlenmemiş, “torba yetki” şeklinde bir yetki verilmesine karşı olduğumu ifade etmiştim. Bu görüşümü, kulübümüzün mali durumunun şeffaf biçimde açıklanarak, talep edilen yetkinin proje bazında ve sınıfları açıkça tanımlanmış bir şekilde genel kurulun onayına sunulması gerektiğini belirterek kamuoyuyla da paylaşmıştım.
Genel kurulda yapılan oylama sonucunda, üyelerimizin büyük çoğunluğu da benzer gerekçelerle gündemin 11., 12. ve 13. maddelerinde talep edilen “torba yetki”yi reddetmiştir.
18 Eylül 2025 tarihli Yüksek Divan Kurulu toplantısında da aynı düşüncelerimi dile getirerek, diğer kulüplerin benzer yetkiler için gerçekleştirdikleri genel kurulların gündemlerini yönetim kurulumuz ve camiamızla paylaşmıştım.
Toplantıda Sayın Başkan ve Başkanvekili, bu tür yetkilerin bundan sonraki süreçte proje bazında, sınırları açıkça tanımlanmış şekilde ve genel kurula sunulmak üzere hazırlanacağını belirtmişlerdir. Ayrıca kulübümüzün mali durumuna ilişkin güncel denetim raporunun genel kurula sunulacağı, kendi dönemlerinde hisse satışı yapılmayacağı yönünde de taahhütte bulunmuşlardır.
Sayın Sadettin Saran da kulübün tüm mali kayıtlarının incelenmeye açık olduğunu, dilediğim zaman gelip bu kayıtları görebileceğimi ifade etmiştir. Ancak ben bir denetçi değilim; yalnızca Fenerbahçe’nin bir neferi olarak hareket ediyorum. Tek isteğim, kulübümüzün mali tablosunun tüm ayrıntılarıyla üyelerimize ve kamuoyuna açıklanması, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün her konuda şeffaf bir yönetim anlayışını benimsemesidir.
Bu aşamadan sonra yapılması gereken, verilen sözlerin ve taahhütlerin yerine getirilip getirilmediğinin dikkatle takip edilmesidir. 21 Eylül’de söz konusu yetkinin verilmemesinin nedenleri açıktır. Unutulmamalıdır ki bu karar, genel kurulun iradesinin bir yansımasıdır ve mevcut haliyle genel kurul kararı niteliğindedir.
Olağanüstü genel kurul sürecinde toplanan yaklaşık 10 bin imzayı değersizleştiren, ancak bu tutumun doğuracağı sonuçları öngöremeyen bir anlayışın, “torba yetki” talebinin reddedilme sebeplerini kavrayamaması elbette şaşırtıcı değildir.
Ben, Fenerbahçe’nin küçük bir parçası olarak, üzerime düşen sorumluluğun gereği doğrultusunda düşüncelerimi camiamızla paylaştım. Bundan sonraki süreçte karar ve inisiyatif genel kurulumuza aittir.
Unutulmamalıdır ki kişiler geçicidir, kalıcı olan Fenerbahçe’dir. Genel kurulumuzun alacağı kararların kulübümüz için hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni ediyor, tüm camiamı sevgi ve saygıyla selamlıyorum.” dedi.



