İran’da ülke genelinde devam eden protestoların kontrol altına alınamaması üzerine güvenlik politikalarında kritik bir eşik aşıldı. Tahran yönetimi, iç güvenliği sağlamak gerekçesiyle Ulusal Muhafızlar ve Devrim Muhafızları’nı yüksek alarm durumuna geçirdi. Alınan kararın ardından birçok kentte askeri ve yarı askeri unsurların sokaklardaki varlığı belirgin şekilde artırıldı.
Başkent Tahran başta olmak üzere İsfahan, Meşhed, Tebriz ve Şiraz gibi büyük şehirlerde stratejik bölgeler, kamu binaları, medya kuruluşları ve üniversite çevreleri Ulusal Muhafızların kontrolüne alındı. Zırhlı araçlar, ağır silahlı birlikler ve çevik kuvvet unsurları şehir merkezlerinde konuşlandırıldı. Güvenlik güçlerinin gece devriyelerini artırdığı, bazı bölgelerde kontrol noktaları oluşturduğu bildirildi.

Ulusal Muhafızların Görevi Ve Yetki Alanı
Ulusal Muhafızlar, İran’da olağan polis gücünün yetersiz kaldığı veya devlet otoritesinin tehdit altında görüldüğü durumlarda devreye giren yarı askeri bir iç güvenlik gücü olarak biliniyor. Bu yapı doğrudan merkezi otoriteye bağlı çalışıyor ve temel görevi rejimin devamlılığını, kamu düzenini ve stratejik devlet kurumlarını korumak olarak tanımlanıyor.
Ulusal Muhafızlar; toplumsal olayların bastırılması, kitlesel protestolara müdahale, kritik altyapıların korunması ve olağanüstü hâl ile kriz dönemlerinde güvenliğin sağlanması gibi görevler üstleniyor. Sahip oldukları yetkiler, standart kolluk kuvvetlerine kıyasla daha geniş ve daha sert bir müdahale alanı sunuyor.

“İç Tehdit” Vurgusu Ön Planda
İranlı yetkililer, alınan önlemleri “ülkenin iç güvenliğini hedef alan organize tehditlere karşı tedbir” olarak tanımladı. Resmî açıklamalarda protestoların yabancı odaklar ve istihbarat servisleri tarafından yönlendirildiği iddiası öne çıkarılırken, Ulusal Muhafızların görevinin “düzeni sağlamak ve devlet otoritesini korumak” olduğu vurgulandı.

Ulusal Muhafızlar Neden Devrede?
Uzmanlara göre Ulusal Muhafızların aktif biçimde sahaya indirilmesi, olayların rutin bir asayiş sorunu olmaktan çıktığını ve devlet tarafından doğrudan “iç tehdit” olarak algılandığını gösteriyor. İran’da bu yapı genellikle uzun süreli protestolar, rejim karşıtı hareketler ve geniş çaplı toplumsal huzursuzluklarda devreye sokuluyor. Bu adım, güvenlik bürokrasisinin protestoları kısa vadeli değil, uzun vadeli bir risk olarak gördüğüne işaret ediyor.

Sert Müdahale Endişesi Artıyor
Bazı bölgelerde fiili sokağa çıkma kısıtlamaları uygulanırken, internet erişiminin yavaşlatıldığı ve iletişimin kontrol altına alındığı yönünde bilgiler geliyor. İnsan hakları kuruluşları, Ulusal Muhafızların sahaya inmesiyle birlikte daha sert ve kapsamlı müdahalelerin gündeme gelebileceği uyarısında bulunuyor.

Bölgesel Ve Uluslararası Yankılar
Güvenlik seviyesinin bu denli yükseltilmesi yalnızca İran içinde değil, bölge ülkeleri ve uluslararası kamuoyunda da dikkatle izleniyor. Analistler, Ulusal Muhafızların alarm durumuna geçirilmesini, rejimin geri adım atmak yerine güvenlik eksenli bir yol izlemeyi tercih ettiğinin açık göstergesi olarak değerlendiriyor.



