
Acapella müzik tarzı nedir?
Acapella (diğer yazılışıyla a cappella) insan sesi dışındaki tüm enstrümanların kullanılmadığı, tamamen vokal icraya dayalı çok sesli bir müzik türüdür. Terim İtalyanca “kilise tarzı” anlamına gelir ve tarihsel olarak Orta Çağ kilise korolarında enstrümansız söylenen ilahileri tanımlamak için kullanılmıştır. Günümüzde acapella, popüler düzenleme teknikleriyle orkestral bölümlerin (örneğin gitar, piyano, davul vb.) insan sesleriyle taklit edildiği bir form olarak algılanmaktadır. Ancak tamamen enstrümansız olarak söylenebilen her şarkı ya da eser de acapella sayılabilir. Özetle, acapella müzikte her türlü melodi ve armoni yalnızca insan sesiyle yerine getirilir.
Acapella ses tonları nasıl olur?
Acapella topluluklarında bas, bariton, tenor, alto, mezzo soprano ve soprano olmak üzere altı ana ses aralığı kullanılır. Bu ses türlerinin birleşmesiyle çok sesli armoniler oluşturulur. Örneğin:
- Bas: Erkeklerdeki en pes ses aralığıdır.
- Bariton: Bas ile tenor arasında kalan, orta seviyede erkek sesidir.
- Tenor: Erkeklerdeki en tiz ses aralığıdır.
- Alto: Kadınlarda en pes ses aralığıdır.
- Mezzo Soprano: Alto ile soprano arasındaki orta kadın sesidir.
- Soprano: Kadınlardaki en tiz (yüksek) ses aralığıdır.
- Beatbox: Ritim ve perküsyon öğelerini insan sesiyle taklit eden, grubun ritmini sağlayan uygulayıcıdır.
Bu farklı ses tonları birlikte çalışarak orkestra benzeri zengin harmoniler oluşturur. Çok sesli akapella performanslarda, bir şarkıda normalde duyulan bas veya davul vuruşları bile insan sesiyle (beep-box tekniğiyle) taklit edilebilir. Sonuç olarak, acapella grupları tüm enstrüman rolleri insan sesine dağıtarak geniş bir ton yelpazesi yaratır.
En ünlü acapella grupları
Dünya genelinde birçok akapella grubu hem klasik hem popüler repertuarları seslendirmekte ve tanınmaktadır. Bunlar arasında ABD’li Pentatonix dikkat çeker; 2011’de kurulan beş kişilik grup NBC’de yayınlanan The Sing-Off yarışmasını kazanmış ve dünya çapında popüler olmuştur. Yine ABD’den Straight No Chaser (1996’da Indiana Üniversitesi’nde kurulan erkek grubu) ve Rockapella (1986’da New York’ta kurulmuştur) geleneksel pop ve rock şarkılarını akapella düzenlemeleriyle icra ederek ün kazanmıştır.
Türkiye’de ise SesVerSus ve A Capella Boğaziçi gibi gruplar öne çıkmaktadır. 2011’de kurulan SesVerSus, Türkiye’nin en bilinen akapella topluluklarından biridir. Boğaziçi Üniversitesi’nden çıkan A Capella Boğaziçi grubu da 2002’den beri aktif olarak konserler vermekte ve Türkçe türkülerden caz klasiklerine uzanan geniş bir repertuarı seslendirmektedir. Yakın zamanda kurulan TimbrFifths adlı genç grup ise 2023’te faaliyete geçerek kısa sürede sosyal medyada ve konserlerde ilgi toplamıştır.
Diğer tanınmış uluslararası topluluklar arasında İngiliz The King’s Singers, ABD’li Home Free, The Real Group (İsveç) ve Voice Male gibi örnekler sayılabilir. Günümüzde pek çok üniversite korosu ve amatör koro dünya turneleri yapar; sinema filmleri (örneğin Pitch Perfect) ve televizyon programları da akapella gruplarının tanınırlığını artırmıştır.
Acapella için gerekli ortamlar
Akapella icrası için özel teknik gereksinimler yoktur, en önemli unsur yalnızca insan sesinin uygun bir şekilde duyulmasıdır. Tarihsel olarak akapella terimi kilisede, enstrümansız koral müzik anlamında doğmuştur. Günümüzde de akapella grupları konser salonları, ibadet mekânları, açık hava festivalleri veya stüdyo gibi her türlü akustik ortama uyarlanabilir. Ortam seçimi, seslerin birbirine karışmasını önleyecek şekilde iyi akustik özelliklere sahip olmalıdır. Mikrofon ve ses sistemi kullanımı büyük mekanlarda gerekebilir; ancak küçük gruplar basit bir odada bile düzgün armoni yaratabilir. Özetle, akapella müziği herhangi bir enstrümana ihtiyaç duymadığı için mekân kısıtlaması azdır ve performans büyük ölçüde seslerin uyumuna bağlıdır.
Acapella hangi dönemde kim tarafından bulunmuştur?
Akapella müziğinin belirli bir mucidi yoktur; bu tarz, çok eskiden gelen geleneksel vokal uygulamalara dayanır. Terimin kökü İtalyanca’ya (kilise tarzı) dayanmaktadır ve ilk kullanımı Orta Çağ erken dönemlerine, küçük kilise ibadethanelerinde söylenen ilahilere kadar uzanır. İngilizce literatüre 1700’lerin sonlarında girmiş; Rönesans ve Barok dönemlerinde bu terim, enstrümansız kilise müziğiyle araçlı müzik arasındaki farkı belirtmek için kullanılmıştır. 19. yüzyıldan itibaren ise “a cappella” tanımı günümüzdekine benzer anlamda, yalnızca insan sesiyle icra edilen müzik için kullanılmaya başlanmıştır. Özetle akapella, tarihte tek bir kişi tarafından icat edilmemiş; dinsel ve çok sesli müzik geleneğinin doğal bir gelişimi olarak ortaya çıkmıştır.
Acapella müziğinin tarihi
Akapella müziği, çok sesli vokal geleneğinin en eski örneklerinden sayılabilir. Orta Çağ’da kilise korolarında başlayan bu tarz, Rönesans ve Barok dönemlerinde zengin polifonik eserlerle devam etmiştir. 19. yüzyılda caz ve popüler müzik akımlarına rağmen kilise korolarında enstrüman kullanılmayan parçalar varlığını sürdürdü. Modern anlamda akapella, 1906’da ABD’de kurulan ilk a cappella topluluğuyla popülerlik kazandı ve 20. yüzyıl boyunca sayısı giderek artan korolar ve vokal gruplar tarafından dünya çapında icra edildi. 2000’li yıllarda akapella müziği yeni bir yükseliş yaşadı; Pentatonix gibi topluluklar milyonlarca plak satarken, üniversitelerin akapella kulüpleri sosyal medyada viral performanslar paylaşarak geniş kitlelere ulaştı.
Günümüzde de Glee dizisi ve Pitch Perfect gibi popüler medyatik örneklerle akapella kültürü yeni dinleyicilere tanıtılmaya devam etmektedir. Özellikle The Sing-Off yarışması (2009–2014) gibi televizyon programları ve online platformlar sayesinde çok sesli vokal gruplar, ana akım müzik dünyasında önemli bir yer edinmiştir. Bu gelişmeler sayesinde akapella, yüzyıllara yayılan tarihi mirasını günümüz dinleyicisiyle buluşturmaya devam etmektedir


