Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de gerçekleştirilen temaslar, Ukrayna ile Rusya arasında 2022’den bu yana süren savaşta diplomatik açıdan en kapsamlı girişimlerden biri olarak değerlendiriliyor. ABD’nin arabuluculuğunda yürütülen görüşmelerin iki gün sürmesi planlanırken, tarafların masaya koyduğu sert talepler sürecin kolay ilerlemeyeceğini gösteriyor. Diplomasi yeniden devreye girse de, sahadaki gerçekler barış umutlarının hâlâ kırılgan olduğunu ortaya koyuyor.

Üçlü görüşmeler ilk kez yapılıyor
ABD, Ukrayna ve Rusya heyetleri, savaşın başlamasından bu yana ilk kez doğrudan üçlü bir formatta bir araya geldi. Daha önce dolaylı temaslar ve ikili görüşmelerle yürütülen diplomatik çabalar, Abu Dabi’deki buluşmayla yeni bir aşamaya taşındı. Washington yönetiminin öncülüğünde gerçekleşen bu temaslar, Moskova’da yapılan ön görüşmelerin ardından hız kazandı. Uluslararası kamuoyu, savaşın gidişatını etkileyebilecek bu görüşmeleri yakından takip ediyor.

Donbas krizi masanın merkezinde
Görüşmelerin en kritik ve en tartışmalı başlığı Donbas bölgesi oldu. Kremlin, savaşın sona ermesi için Ukrayna’nın Donbas’ta kontrol ettiği bazı bölgelerden çekilmesini temel şart olarak öne sürüyor. Rusya bu talebi “güvenlik” gerekçesiyle savunurken, Kiev yönetimi söz konusu talebin kabul edilemez olduğunu açık bir dille ifade ediyor. Donbas dosyası, taraflar arasındaki en derin görüş ayrılıklarının başında geliyor.

Zelenski: Taviz yok
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, görüşmeler öncesinde yaptığı açıklamalarda ülkesinin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün pazarlık konusu olamayacağını bir kez daha vurguladı. Zelenski, barışın tek taraflı tavizlerle sağlanamayacağını belirterek, Rusya’nın da somut adımlar atması gerektiğini dile getirdi. Ukrayna lideri, olası bir anlaşmanın ancak uluslararası hukuk çerçevesinde mümkün olabileceğinin altını çizdi.

ABD güvenlik garantilerini gündeme taşıyor
ABD tarafı ise yalnızca bir ateşkes ihtimaliyle sınırlı kalmayan daha geniş bir çerçeve üzerinde duruyor. Washington’un, savaş sonrası döneme yönelik Ukrayna’nın güvenliğini garanti altına alacak uzun vadeli bir güvenlik mimarisi üzerinde çalıştığı belirtiliyor. Bu kapsamda, askeri destekten savunma iş birliklerine kadar uzanan çeşitli başlıkların masada olduğu ifade ediliyor. ABD’nin yaklaşımı, sürecin yalnızca çatışmaları durdurmayı değil, kalıcı bir denge kurmayı hedeflediğini gösteriyor.

Sahada çatışmalar sürüyor
Diplomatik temaslara rağmen sahadaki tablo değişmiş değil. Görüşmelerin yapıldığı saatlerde dahi Rus saldırılarının devam etmesi, barış umutlarının ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor. Cephe hattında yaşanan gelişmeler, müzakere masasında yürütülen görüşmelerle keskin bir tezat oluşturuyor. Uzmanlar, savaş alanındaki bu durumun müzakere sürecini doğrudan etkileyebileceğine dikkat çekiyor.

Süreç kırılgan ama kritik
Abu Dabi’deki üçlü temaslar, savaşın geleceği açısından kritik bir eşik olarak görülüyor. Tarafların özellikle toprak talepleri ve güvenlik konularında uzlaşmaya uzak olması, kısa vadede somut bir sonuç alınmasını zorlaştırıyor. Ancak diplomasi kanallarının yeniden açılması, uzun süredir askeri yöntemlerle ilerleyen savaşta nadir bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Gözler şimdi, bu temasların kalıcı bir müzakere sürecine dönüşüp dönüşmeyeceğine çevrilmiş durumda.



