Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi, son dönemde yaşanan askeri kayıplar ve örgüt içindeki gerilimler sonrası ciddi bir güvenlik kaygısı yaşıyor. Abdi’nin, özellikle Kandil yapılanmasının kendisini ve yanındaki Suriyeli ekibi hedef alabileceği yönünde korkuları olduğu iddia ediliyor.
Abdi, olası bir suikast girişiminin ardından sorumluluğun Türkiye veya Suriye ordusuna yüklenebileceğini düşünüyor. SDG içindeki kaynaklar, bu korkunun örgüt içinde panik havası yarattığını belirtiyor.

Kandil ile İlişkiler ve Kontrol Mücadelesi
Örgüt içindeki gerilim, Kandil’den gelen kadrolarla SDG’nin Arap unsurları arasında yaşanan anlaşmazlıklarla daha da derinleşiyor. Bu durum, Abdi’nin güvenlik endişesini artırırken, SDG içindeki liderlik ve kontrol mücadelesinin de gün yüzüne çıkmasına yol açıyor.
Suriye sahasında Kandil ile SDG arasındaki bağlantı, özellikle PKK’nın bölgedeki etkisi nedeniyle hâlâ güçlü. Bu bağ, Abdi’nin hem siyasi hem de askeri manevra alanını kısıtlıyor.
Abdi’nin suikast korkusunun SDG içindeki bazı gruplar tarafından “iç infaz” olarak algılanabileceği ve bu nedenle örgüt içi güvenlik önlemlerinin artırıldığı yönünde. Ancak bu iddialar henüz bağımsız uluslararası kaynaklarca doğrulanmış değil.

Sahadaki Gerçeklik ve Siyasi Boyut
Sahadaki durum ve örgüt içi dengeler, Abdi’nin endişelerinin yalnızca kişisel bir korku olmadığını, aynı zamanda Suriye’deki siyasi ve askeri yapının karmaşıklığını da ortaya koyuyor. SDG’nin Kandil’den gelen kadrolarla olan ilişkisi, Türkiye ve Şam yönetimi ile sürdürülen müzakereler ve olası çatışma senaryoları, Abdi’nin kararlarını ve güvenlik stratejilerini doğrudan etkiliyor.
Mazlum Abdi’nin suikast korkusu, yalnızca kişisel bir kaygı değil; SDG içindeki güç dengesi, Kandil ile ilişkiler ve Suriye sahasındaki belirsizliklerle doğrudan bağlantılı bir tabloyu ortaya koyuyor. Bu durum, örgütün gelecekteki stratejileri ve sahadaki dengeler üzerinde belirleyici etkiler yaratabilir.



