2025 yılında küresel teknoloji sektörü, toplamda yaklaşık 112.732 çalışanını işten çıkarma dalgasıyla karşı karşıya. Bu rakam, bağımsız izleyici sitesi Layoffs.fyi verilerine göre 218 şirketin yer aldığı bir süreçten geliyor.
Öne Çıkan Şirketler ve Rakamlar
Amazon: Kurumsal iş gücünün yaklaşık %4’ünü oluşturan yaklaşık 14.000 pozisyonun kaldırılacağını açıkladı.
Intel: Yonga üretimi ve diğer birimlerde yapacağı kesintilerle 24.000 civarında işten çıkarma planlıyor.
Meta Platforms (Facebook / Instagram’ın ana şirketi): Yapay zeka ve araştırma birimlerinde yaklaşık 600 kişilik bir işten çıkarma gerçekleştirdi.
Microsoft: Yaklaşık 9.000 işten çıkarma planı ile %4 civarında bir oranla kadrosunu azaltma hazırlığında.

Neden Bu Kadar Geniş Ölçekli İşten Çıkarma Yapılıyor?
Analistler ve şirket açıklamaları birden çok faktörü işaret ediyor:
Yapay zekâ ve otomasyon: Şirketler, iş süreçlerini daha fazla otomasyona kaydırıyor. Bu durum, bazı rollerin gereksiz hale gelmesi anlamına geliyor.
Ekonomik belirsizlik ve maliyet baskısı: Global ekonomik yavaşlama, yükselen faiz oranları ve yatırımcı baskısı teknoloji şirketlerini daha “ince” operasyonlara yönlendiriyor.
Büyüme beklentileri ve yeniden yapılanma: Bazı büyük şirketler pandemi sonrası hızlı büyümenin gerektirdiği kadroları kurmuştu; ancak şimdi bu kadroların “yeni normal” içinde sürdürülebilir olmadığı düşünülüyor.
Kimler Etkileniyor?
Operasyonel roller, idari destek, bazı satış ve pazarlama pozisyonları ve orta kademe yönetim düzeyleri en fazla kesintiye uğrayan alanlar arasında.
Öte yandan, yapay zekâ, bulut bilişim, altyapı gibi “öncelikli yatırım yapılan” alanlarda hâlâ işe alım sürüyor. Yani sektör tamamen daralmıyor; bazı pozisyonlarda yoğunluk değişiyor.
Bu kapsamlı işten çıkarma dalgası teknoloji sektörünün sadece “yeni teknolojilere geçiş” anlamında değil, iş gücü yapısı, beceri setleri ve kurum kültürü açısından da dönüşüm içinde olduğunu gösteriyor.
Şirketler daha esnek, daha az katmanlı yönetim modellerine geçiş yapıyor.
Çalışanlar açısından, “geçmişte geçerli olan beceriler” yerine “AI, bulut, veri bilimi” gibi alanlarda yetkinlikler ön plana çıkıyor.
Bu durum, iş güvenliği ve kariyer planlaması açısından önemli riskler içeriyor; aynı zamanda yeni fırsatlar da yaratıyor.



