Orta Doğu’da fitili ateşlenen ve bugün itibarıyla tam 31. gününe giren ABD-İsrail-İran savaşı, modern tarihin en maliyetli ve yıkıcı çatışmalarından birine dönüştü. “Kısa süreli cerrahi müdahale” beklentileri yerini, ucu açık bir bölgesel kaosa ve küresel bir ekonomik şoka bıraktı. Bir ayın sonunda ortaya çıkan tablo, hem insani hem de finansal açıdan ürkütücü boyutlarda.

İnsan Kayıpları: Cephe Hattı ve Sivil Kayıplar
Savaşın birinci ayı geride kalırken, resmi olmayan verilere göre toplam can kaybı 12 bin sınırını aşmış durumda. Ülke bazlı tahmini dağılım ise şu şekilde:
- İran: En ağır kaybı veren taraf oldu. Hava saldırıları ve iç karışıklıklar sonucu yaklaşık 8.500 kişi hayatını kaybetti. Bu sayının %60’ını Devrim Muhafızları ve düzenli ordu personeli oluştururken, enerji tesisleri ve stratejik noktalara yakın yerleşim birimlerinde yaklaşık 3.400 sivil kayıp rapor ediliyor.
- İsrail: İran’dan gelen balistik füze ve dron saldırıları neticesinde yaklaşık 1.200 kayıp verdi. Demir Kubbe ve Arrow sistemlerinin yoğun mesaisine rağmen, Tel Aviv ve Hayfa gibi yoğun nüfuslu bölgelere düşen füzeler sivil can kayıplarını artırdı. Askeri kayıpların çoğu ise kuzey sınırı ve hava üslerindeki personel teşkil ediyor.
- ABD: Bölgedeki üslere (özellikle Irak ve Suriye’deki noktalara) yapılan misilleme saldırılarında yaklaşık 450 Amerikan askeri personeli hayatını kaybetti. Ayrıca Umman Denizi’ndeki gemi trafiği sırasında yaşanan çatışmalarda deniz piyadeleri arasında kayıplar olduğu biliniyor.
- Diğer Bölge Ülkeleri: Lübnan ve Suriye üzerinden yürütülen vekil çatışmalarda yaklaşık 2.000 milis ve sivil yaşamını yitirdi.

Ekonomik Yıkım: Milyarlarca Dolarlık Barut Kokusu
Savaşın finansal maliyeti, katılan ülkelerin hazinelerini doğrudan tehdit ediyor. Harcanan her mühimmat, küresel enflasyonu tetikleyen birer unsura dönüştü.
- ABD’nin Savaş Maliyeti: Pentagon, 31 günlük operasyonel süreç, mühimmat sevkiyatı ve bölgeye kaydırılan 10 bin ek askerin lojistik desteği için 45 milyar dolar ek bütçe kullandı. Sadece bir Tomahawk füzesinin maliyeti 2 milyon doları bulurken, bölgedeki uçak gemisi gruplarının günlük işletme maliyeti 100 milyon doları aşıyor.
- İsrail’in Savunma Gideri: İsrail, bir ayda yaklaşık 18 milyar dolar harcadı. Özellikle “Demir Kubbe” bataryalarının bir füzeyi imha etme maliyetinin 50 bin dolar olduğu düşünülürse, İran’ın ucuz dronlarla yürüttüğü “yıpratma savaşı” İsrail ekonomisini ciddi şekilde yoruyor.
- İran’ın Ekonomik Felaketi: Doğrudan askeri harcamaların ötesinde, enerji tesislerine yapılan saldırılar İran’ın günlük 350 milyon dolarlık petrol gelirini tamamen kesti. Bir aylık toplam ekonomik zararının (altyapı dahil) 30 milyar doları geçtiği tahmin ediliyor.

Küresel Piyasa ve Enerji Şoku: Brent Petrol Çıkmazı
Savaşın küresel etkisi, cebimizdeki paradan sofradaki ekmeğe kadar her noktada hissediliyor.
- Brent Petrol: Savaşın ilk gününde 80 dolar olan Brent petrol, bugün itibarıyla 118 dolar seviyesinde seyrediyor. Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin “riskli” hale gelmesi ve bazı gemilerin rotasını Ümit Burnu’na çevirmesi, navlun fiyatlarını %300 artırdı.
- Küresel Borsa Zararı: Dünya borsaları, belirsizlik ve enerji krizi nedeniyle bir ayda toplamda 4.2 trilyon dolar değer kaybetti. Özellikle havacılık, lojistik ve otomotiv sektörleri bu süreçten en büyük darbeyi alan kalemler oldu.
- Altın ve Güvenli Limanlar: Ons altın fiyatı, savaşın yarattığı korkuyla 2.500 dolar barajını zorlayarak tarihinin en yüksek seviyelerine ulaştı.



