ABD-İsrail-İran savaşının 31. gününde, diplomasi trafiği hiç olmadığı kadar karışık bir hal aldı. Washington ve Tahran’dan gelen birbirine zıt açıklamalar, perde arkasında nelerin yaşandığına dair soru işaretlerini artırıyor. Başkan Donald Trump “görüşmeler çok iyi gidiyor” diyerek masayı işaret ederken, Tahran yönetimi doğrudan teması kesin bir dille reddediyor.

Trump’ın İddiası: “Masadayız ve İlerliyoruz”
ABD Başkanı Donald Trump, son 48 saat içinde yaptığı açıklamalarda, İran ile yürütülen sürecin beklenenden daha verimli geçtiğini savundu. Trump, 6 Nisan’a kadar verdiği askeri molanın bu “başarılı” müzakerelerin bir sonucu olduğunu iddia ediyor. Beyaz Saray kaynakları, Trump’ın amacının seçmenine “savaşı bitiren lider” imajı çizmek ve İran’ı yeni bir nükleer anlaşmaya (Trump’ın deyimiyle “Yüzyılın Anlaşması 2.0”) ikna etmek olduğunu belirtiyor.

Tahran’ın Yanıtı: “Doğrudan Temas Yok, Sadece Mesajlar Var”
İran Dışişleri Bakanlığı ise Trump’ın “müzakere ediyoruz” çıkışına anında set çekti. Tahran’dan yapılan resmi açıklamada, ABD ile herhangi bir doğrudan heyetler arası görüşme yapılmadığı vurgulandı.
- Aracı Ülkeler Devrede: İran, temasların yalnızca İsviçre, Umman ve Katar gibi “aracı ülkeler” üzerinden iletilen yazılı mesajlarla sınırlı olduğunu açıkladı.
- Kırmızı Çizgi: Tahran yönetimi, doğrudan bir müzakere için öncelikle saldırıların tamamen durmasını ve dondurulan varlıklarının serbest bırakılmasını şart koşuyor.

Perde Arkası: 31 Günlük Savaşın Diplomatik Bilançosu
- İç Kamuoyu Dengesi: Trump, 2026 ara seçimleri öncesi petrol fiyatlarını düşürmek ve askeri harcamaları haklı çıkarmak için “diplomasi” kartını kullanıyor. İran ise halkına “Büyük Şeytan” ile masaya oturmadığı imajını vererek direnç mesajı gönderiyor.
- Hürmüz Boğazı Denklemi: Savaşın 31. gününde Brent petrolün 118 dolar seviyesine demirlemesi, her iki tarafı da dolaylı yoldan konuşmaya itiyor. İran, enerji tesislerinin tamamen yok edilmesini önlemek; ABD ise küresel ekonomik çöküşü durdurmak zorunda.
- İnsani Kayıpların Baskısı: Bir ayda her iki taraftan gelen toplam 12 bin civarındaki can kaybı, askeri çözümün maliyetini her geçen gün artırıyor. Bu durum, “aracı ülkeler” üzerinden yürütülen mektup diplomasisini hayati kılıyor.

6 Nisan: Diplomatik Bir Kırılma mı?
Trump’ın kritik noktalara saldırıları durdurduğu 6 Nisan tarihine kadar olan bu kısa sürede, aracı ülkelerin yürüttüğü mekik diplomasisinin sonucu belirleyici olacak. Eğer dolaylı mesajlar somut bir ateşkese dönüşmezse, 31 gündür süren yıkımın çok daha şiddetli bir evreye geçmesinden endişe ediliyor.



