13 Kasım 2025 gecesi, Yeni Zelanda ve Avustralya semalarında gökyüzü adeta bir renk cümbüşüne sahne oldu. Mor, yeşil ve pembe tonlarında ışıklarla aydınlanan Aurora Australis, kısa süre önce yaşanan ve “cannibal” (yiyen‑yutulan) olarak adlandırılan güneş fırtınasının ardından ortaya çıktı.

Bilim insanlarına göre bu olağanüstü görsel şölenin kaynağı, 9 ve 10 Kasım’da Güneş’ten fırlayan iki güçlü koronal kütle püskürmesi (CME). İkinci püskürme, ilkini yakalayarak onunla birleşti ve Dünya’nın manyetik alanına çarparak G4 düzeyinde bir manyetik fırtına oluşturdu. Bu durum, Avrupa’da da kaydedilen en güçlü jeoelektrik değişikliklerden birini tetikledi.
Avustralya Bureau of Meteorology yetkilileri, özellikle Port Macquarie ve Yeni Güney Galler’in kuzey sahilleri gibi kırsal bölgelerde gökyüzünün tamamen Kutup Işıkları dolu olarak görülebildiğini belirtirken, büyük şehirlerde ışık kirliliği nedeniyle etkinin sınırlı olduğunu aktardı.

Uzmanlar, Kutup Işıkları arkasında sadece görsel bir şölen değil, aynı zamanda elektrik şebekeleri, uydu sistemleri ve iletişim altyapıları için potansiyel riskler olduğunu vurguluyor. Sydney Üniversitesi’nden Dr. Laura Driessen, “Güneş’teki aktif bölgeler oldukça güçlü; bu tür fırtınalar hem büyüleyici hem de dikkatle izlenmesi gereken doğal olaylar” dedi.
Türkiye doğrudan bu görsel etkinin etkisi altında olmasa da, uzay hava durumu olayları küresel ölçekte uydu ve enerji altyapılarını etkileyebilir. Uzmanlar, Türkiye gibi uydu ve iletişim hatlarına bağımlı ülkeler için bu tür fırtınaların stratejik olarak yakından takip edilmesi gerektiğini belirtiyor.



