Yeni bir analiz, küresel iklim finansmanında ciddi adaletsizlikleri gözler önüne serdi. OECD verileri ve Birleşmiş Milletler’e yapılan bildirimler baz alınarak yapılan incelemeye göre, gelişmiş ülkelerden sağlanan iklim fonları yalnızca en yoksul ülkelere değil, ekonomik olarak güçlü petrol ihracatçısı devletlere de yönlendiriliyor.
Özellikle Çin ve Suudi Arabistan gibi ülkeler, yıllık iklim finansmanı hedefine katkı sağlıyor. Ancak dikkat çeken nokta, fonların büyük çoğunluğunun hibe değil kredi olarak verilmesi. Bu durum, bazı yoksul ülkeleri borç yüküyle karşı karşıya bırakıyor. Örneğin Bangladeş ve Angola, aldıkları iklim finansmanının yüzde 95’inden fazlasını geri ödemeli krediler üzerinden almış durumda.

Japonya’nın Suudi Arabistan’a sağladığı yaklaşık 328 milyon dolarlık kredi ise dikkat çekiyor; bu kredinin 250 milyon doları elektrik şirketlerine, 78 milyon doları ise güneş enerjisi projelerine yönlendirilmiş. Analistler, sistemin merkezi bir denetimden yoksun olduğunu ve fonların ülkelerin siyasi tercihleri doğrultusunda dağıtıldığını belirtiyor.
Eleştirmenler ayrıca mevcut sınıflandırmaları da sorguluyor: Çin hâlâ “gelişmekte olan ülke” olarak kabul edilirken, ekonomik gücü ve karbon emisyonları birçok gelişmiş ülkeyi geride bırakıyor. Uzmanlar, iklim finansmanında daha fazla hibe ve düşük faizli kredilere, adil sınıflandırmaya ve merkezi denetime ihtiyaç olduğunu vurguluyor.
Küresel hedefler ise giderek büyüyor: 2035’e kadar yıllık 300 milyar dolarlık iklim finansmanı sağlanması planlanıyor. Ancak mevcut dağılım, “en çok ihtiyacı olanlara” ulaşmak konusunda ciddi soru işaretleri yaratıyor.



