Türkiye, elektrikli araç devriminde güçlü bir yükseliş trendi yakaladı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), ekim ayı verilerini paylaştı. Buna göre Türkiye genelinde elektrikli araç kullanıcıları, toplam 36 bin 361 şarj soketinde aylık 2 milyon 328 bin 190 şarj işlemi gerçekleştirdi. Elektrikli otomobil sahipliğinin hızla arttığı Türkiye’de şarj altyapısındaki bu büyüme, hem yeşil enerji dönüşümünün hem de mobilitenin geleceğinin önemli bir işareti olarak değerlendiriliyor.
EPDK’nın açıklamasına göre söz konusu şarj işlemleri, 2 milyon 134 bin 864 saat süren toplam bağlantı süresi ve 47 bin 429 megavatsaatlik elektrik tüketimi anlamına geliyor. Bu büyük elektrik tüketiminde yenilenebilir enerji payının yüzde 61 gibi yüksek bir seviyeye ulaşmış olması ise dikkat çekiyor. Yani her iki şarjdan biri, tamamen çevreci enerji kaynaklarıyla çalışan istasyonlarda yapıldı.
İstanbul lider, Ankara ve İzmir takipte
Şarj operasyonlarının lokasyonlara göre dağılımı da elektrikli araç pazarının yoğunlaştığı bölgeleri gözler önüne serdi. En büyük payı 14 bin 438 megavatsaatlik tüketimle İstanbul aldı. Ankara, İzmir ve Bursa ise İstanbul’un ardından sıralandı. İstanbul tek başına Türkiye genelindeki elektrikli araç şarj tüketiminde yüzde 30,2’lik paya sahip oldu.
Elektrik tüketimi bakımından şirketler arasında ise Trugo, 11 bin 292 megavatsaat ile ilk sırada yer aldı. Onu ZES 8 bin 463 megavatsaat ile takip etti. Eşarj, Astor ve Tesla şarj ağları da Türkiye’deki en büyük tüketim payına sahip ilk 5 markanın arasında.

Şarj ağı bir yılda üç katına çıktı
Türkiye, elektrikli araç yatırımlarında ivme yakalamış durumda. EPDK verileri, bu büyümenin ne kadar hızlı gerçekleştiğini somut biçimde gösteriyor:
- 2024 başı: 12 bin 84 şarj soketi
- 2025 başı: 26 bin 462 şarj soketi
- Bugün: 36 bin 984 şarj soketi
Yani sadece bir yılda şarj noktası sayısı neredeyse üçe katlandı.
Bu soketlerin:
- 15 bin 857’si DC hızlı şarj
- 21 bin 132’si AC yavaş şarj niteliğinde
Tamamı yenilenebilir enerji ile çalışan YEK-G belgeli şarj noktalarının sayısı ise 16 bin 586’ya ulaştı. Bu tablo, Türkiye’nin karbon emisyonu azaltma hedeflerine uyumlu şekilde ilerlediğini gösteriyor.
Türkiye elektrikli mobilitenin merkez üslerinden biri olma yolunda
EPDK, Türkiye’nin her noktasında şarj altyapısının kapsayıcı şekilde büyütülmesini ve rekabetçi bir piyasa yapısı oluşturulmasını öncelikli hedef olarak görüyor. Bu doğrultuda yatırımcı iştahının da yüksek olduğu belirtiliyor.
Sektör temsilcilerine göre;
- Türkiye’nin elektrikli araç satış hacmi arttıkça şarj yatırımları da katlanarak devam edecek
- Batarya teknolojileri, yerli şarj cihazı üretimi ve yenilenebilir enerji entegrasyonu öncelikli alanlar olacak
- Türkiye, Orta Doğu ve Avrupa arasında elektrikli araçlar için önemli bir lojistik durak haline gelebilir
Tüketicilerin şarj altyapısına erişimi de daha kolay hale getiriliyor. EPDK tarafından geliştirilen Şarj@TR mobil uygulaması ile:
- Tüm şarj istasyonlarının konumu
- Doluluk durumu
- Ünite ve soket detayları
- Güç seviyeleri
- Fiyat bilgileri
- Ödeme yöntemleri
anlık olarak görülebiliyor.
Elektrikli araç sahipleri bu uygulama üzerinden en yakın uygun şarj noktasına yönlendirilebiliyor.
Türkiye enerji ve mobilite dönüşümünde vites artırıyor
Elektrikli araç pazarının hızla büyüdüğü bir dönemde altyapının bu tempoya uyum sağlaması kritik önem taşıyor. Türkiye’nin şarj ağı yatırımlarındaki agresif büyüme, hem yerli otomobil TOGG’un yaygınlaşmasını destekliyor hem de Türkiye’yi uluslararası rekabette öne çıkartıyor.
Yeni hedef: Daha güçlü, daha hızlı, daha yaygın bir şarj ekosistemi.



