İzmir’de yaşayan emekli Öğretim Görevlisi Caner Bilgin, İngilizce konuşabilmeyi kolaylaştırmak için “CB İngilizce Öğretim Metodu’nu” geliştirdi. Bu yöntem ile 40 dakikalık derste bir öğrencinin en az 50 ile 100 defa konuşma şansı bulduğunu belirten Bilgin, “Bu aslında dil öğretiminde rekordur” dedi.
Haber Giriş Tarihi: 22.11.2024 09:32
Haber Güncellenme Tarihi: 22.11.2024 09:32
İzmir’de yaşayan Ege Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulundan emekli öğretim görevlisi ve yazar Caner Bilgin, öğrencilerinin İngilizce konuşamaması üzerine yeni öğrenme yöntemi olarak ‘CB İngilizce Öğretim Metodu’nu geliştirdi. 20 yıl önce üzerinde çalışmaya başladığı yöntemi çeşitli kişi ve gruplar üzerinde deneyen Bilgin, çalışmaları sonucunda 40 dakikalık derste bir öğrencinin, en az 50 ile 100 defa konuşma şansı yakaladığını tespit etti. Bilgin şimdi ise geliştirdiği yöntemi daha çok kişiye duyurup, hem İngilizce’nin öğrenilmesini kolaylaştırmak hem de bunun bir sorun olarak görülmekten çıkmasını sağlamak istiyor.
“AKLIMA GELEN HER YENİ FİKRİ TEST ETTİM”
40 yılı aşkın öğretmenliği sırasında öğrencilerinin İngilizce konuşamaması, kendisini yeni yöntem arayışına sürüklediğini anlatan Caner Bilgin, “Sürekli olarak aklıma yeni şeyler geldi. Her yeni fikri uygulayıp test etmek istedim. Ancak problemin hala çözülmediğini gördüm. Problemler için hep çözüm aradım ve yıllarca test ettim. Bir başka problem çıktı. Onu uyguladım. Her çözüm yeni tecrübeleri doğurdu. İlk bu yöntemin ortaya çıkması, yabancı dilin öğrenilmesinin ne olduğuyla ilgili oldu. Dil, öğretmenler için sistemli alışkanlıkların tümüdür. Bu tarif beni doğru yola itti. Sistem derken, kurallar, kaideler; alışkanlık derken de onun sürekli yapılarak öğrenimidir. Öğrencinin sürekli konuşturabilmenin yollarını aramak lazım olduğunu düşündüm. Günümüzde 40 dakikalık bir derste öğrencilerin üç, beş defa konuşabilme şansı bulması dili öğretmeye yetmiyordu” diye konuştu.
“BİLİNMEYEN BİR DİL OLUŞTURDUM”
Bütün çalışmalarının ‘öğrencileri daha çok konuşturmaya nasıl yönlendirebilirim?’ sorusu doğrultusunda olduğuna dikkat çeken Bilgin, şunları kaydetti: “Bu sefer derslerde ben pasif hale geçmeye çalıştım. Bu yöntem güzel geldi. Öğrencileri daha aktif hale getirebilmek benim tek amacım oldu. En sonunda da demo program hazırladım. Burada hiç bilinmeyen bir dil oluşturdum. Bunu oluşturmamın sebebi de bu yöntemi herkese uygulayabilmek içindi. Bu farkları gösterebilmek istedim. Nesnelere anlamsız isimler verdim. O anlamsız olan isimleri cümlelerde kullandırmaya çalıştım. En sonunda da 4 dakikalık demo programda belirli kelimeleri öğretmenin nasıl olacağı, karşıdaki kişilerin nasıl konuşturulacağını düşünerek sürekli olarak uyguladım. 4 dakika içerisinde herkesin, en az 30 defa konuşma şansı yakaladığını gördüm. Bu aslında dil öğretiminde bir dünya rekorudur. Öğrenciler 40 dakikada en az 50 ile 100 defa konuşma fırsatı bulabilecek. Bu da bir dünya rekorudur. Bu benim geliştirdiğim yöntemle mümkün.”