Ağrı’da 2018 yılında kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in ölümüne ilişkin dava, aradan geçen yılların ardından yeniden Türkiye’nin gündemine oturdu. Yargıtay’ın “eksik soruşturma” gerekçesiyle verdiği bozma kararının ardından dosya sil baştan ele alınırken, soruşturma kapsamında Leyla’nın amcası tutuklandı. Kamuoyunda derin izler bırakan olayda yargı süreci yeniden hız kazandı.

Olayın En Başında Ne Olmuştu?
Leyla Aydemir, 15 Haziran 2018 tarihinde Ramazan Bayramı için ailesiyle birlikte gittiği Ağrı’nın Bezirhane köyünde kaybolmuştu. Küçük çocuğun kaybolmasının ardından köy ve çevresinde geniş çaplı arama çalışmaları başlatılmış, jandarma, AFAD ve gönüllü ekipler günlerce bölgede arama yapmıştı.
Leyla’nın cansız bedeni, kayboluşundan 18 gün sonra köye yaklaşık 2 kilometre uzaklıkta, dere kenarında ağaçlık bir alanda bulundu. İlk adli incelemelerde darp ve yara izine rastlanmadığı açıklanırken, ölüm nedeni ve olayın nasıl gerçekleştiği netlik kazanmadı. Bu durum, soruşturmanın başından itibaren kamuoyunda ciddi soru işaretlerine yol açtı.

Yargı Süreci Ve Tartışmalı Kararlar
Olayın ardından hazırlanan ilk iddianamede, Leyla’nın amcası başta olmak üzere bazı aile bireyleri hakkında “kasten öldürme” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlamalarıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açıldı. Ancak Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi, delil yetersizliği gerekçesiyle sanıklar hakkında beraat kararı verdi.
Bu karar istinaf ve Yargıtay aşamalarında da uzun süre tartışıldı. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, dosyada yeterli ve kapsamlı araştırma yapılmadığına hükmederek beraat kararlarını bozdu. Bozma kararında özellikle delillerin değerlendirilme biçimi, tanık beyanları ve arama sürecindeki eksikliklere dikkat çekildi.

Yeni Soruşturma, Yeni Gözaltılar
Yargıtay’ın bozma kararının ardından Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı dosyayı yeniden ele aldı. Bu kapsamda Leyla’nın amcası, yengesi, babaannesi ve halası hakkında “suç delillerini yok etme, gizleme ve değiştirme” suçlamasıyla yeni bir soruşturma başlatıldı.
Yapılan işlemlerin ardından amca Yusuf Aydemir tutuklanırken, diğer aile bireyleri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Savcılık, olayın ardından delillerin karartılmış olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.

AFAD Kayıtları Ve Tanık İfadeleri Dosyada
Yeniden açılan soruşturmada dikkat çeken başlıklardan biri de arama-kurtarma çalışmalarına katılan AFAD ekiplerine ait olduğu öne sürülen kayıtlar oldu. Mahkeme, arama sürecinde görev alan AFAD personelinin tanık olarak dinlenmesine karar verdi. Bu tanıklıkların, olayın aydınlatılması açısından kritik öneme sahip olabileceği değerlendiriliyor.
Şikâyet Geri Çekildi Ama Dava Sürüyor
Dosyada yer alan bilgilere göre, Leyla’nın ailesi daha önce bazı sanıklar hakkında şikâyetini geri çektiğini beyan etti. Ancak savcılık, olayın kamu düzenini ilgilendirdiği ve suçun niteliği gereği kamu davası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle yargılamanın devamına karar verdi.
Kamuoyunun Gözü Bu Davada
Küçük Leyla’nın ölümü, yalnızca bir adli dosya olmanın ötesine geçerek Türkiye’de çocuk güvenliği, adli soruşturmaların etkinliği ve delil toplama süreçleri açısından sembol davalardan biri haline geldi. Yıllar sonra gelen tutuklama kararı, davanın seyrinin değişebileceği yönünde beklentileri artırdı.
Mahkeme, dosyadaki yeni delillerin değerlendirilmesi ve tanık dinlemelerinin ardından duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Leyla Aydemir davasındaki yargı süreci, hem hukuk çevreleri hem de kamuoyu tarafından yakından izlenmeye devam ediyor.



