Giresun’da kahverengi kokarca zararlısıyla biyolojik mücadele çerçevesinde 130 bin samuray arısı doğaya salındı. Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Ersin Dilber, zararlıyla mücadelede biyolojik ve kimyasal yöntemlerin birlikte uygulanmasının önemine dikkat çekerek, “Kahverengi kokarca ile mücadelede önemli mesafe katettik” dedi.
Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Ersin Dilber, Giresun’da düzenlenen “B-Reçete Uygulamaları, Kahverengi Kokarca Mücadelesi ve Gıda Kontrol Hizmetleri Bilgilendirme Toplantısı”na katıldı. Trabzon ve Ordu İl Tarım ve Orman müdürlerinin de yer aldığı toplantının ardından Dilber, Tirebolu ilçesine bağlı Karademir köyünde gerçekleştirilen samuray arısı salım programına iştirak etti. Programda üreticilerle birlikte bin adet samuray arısı doğaya bırakılırken, Giresun genelinde bu sezon toplam 130 bin samuray arısının salımı gerçekleştirildi.
“Yılda 1,6 milyon samuray arısı üretiyoruz”
Programın ardından açıklamalarda bulunan Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Ersin Dilber, kahverengi kokarca ile mücadelenin yalnızca tek bir yöntemle başarıya ulaşamayacağını belirterek, biyolojik ve kimyasal mücadelenin entegre şekilde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’de kahverengi kokarcanın ilk kez 2017 yılında görüldüğünü hatırlatan Dilber, zararlının ilk yıllarda vatandaşlar tarafından farklı böcek türleriyle karıştırıldığını ifade etti. Bakanlığın her yıl yüz binlerce üreticiye eğitim verdiğini belirten Dilber, “Kahverengi kokarca ilk ciddi zararını 2023 yılında özellikle Ordu’nun Fatsa ilçesindeki fındık bahçelerinde oluşturdu. Giresun’da ise ilk yoğun görüldüğü noktalardan biri Düzköy mevkisi oldu. Bunun üzerine hazırlanan eylem planı kapsamında öncelikle kışlak alanlarda mücadele başlatıldı” dedi.
“Samuray arıları artık doğada kendi popülasyonunu oluşturuyor”
Kahverengi kokarcanın doğal düşmanı olan samuray arısının üretimine 2023 yılında başlandığını ifade eden Dilber, ilk yıl 240 bin samuray arısının doğaya salındığını, bugün ise yıllık üretim kapasitesinin 1,6 milyona ulaştığını söyledi. Dilber, “Bu yıl salım yapmadığımız bahçelerde bile samuray arılarının kahverengi kokarca yumurtalarını parazitlediğini görüyoruz. Bu da biyolojik mücadelenin başarılı olduğunu gösteriyor. Samuray arıları artık doğada kendi popülasyonunu oluşturmaya başladı” diye konuştu.
“Mücadele tek yöntemle olmaz”
Kahverengi kokarca ile mücadelenin yalnızca samuray arısı salımıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Dilber, şunları söyledi:
“Entegre mücadele kapsamında kışlak alanlarda ilaçlama yapıyoruz. Belediyelerimiz, muhtarlıklarımız ve ziraat odalarımızla koordineli çalışıyoruz. Aynı zamanda sülün ve keklik gibi böcekle beslenen türlerin popülasyonunu da destekliyoruz. Evler, müştemilatlar ve zararlının yoğun bulunduğu alanlarda gerekli ilaçlamalar gerçekleştiriliyor. Bütün mücadele yöntemlerini birlikte uyguluyoruz.”
“Komşu ülkelere de gönderiyoruz”
Samuray arısı üretiminin yüksek uzmanlık gerektirdiğini belirten Dilber, Türkiye’nin bu alanda önemli bir kapasiteye ulaştığını ifade ederek, “Araştırma enstitülerimizde görev yapan uzmanlarımız tarafından üretilen samuray arılarını artık komşu ülkelere de gönderebilecek seviyeye geldik. Bugün itibarıyla kardeş ülke Azerbaycan’a da samuray arısı gönderildi” dedi.
Kahverengi kokarca ile mücadelede emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür eden Dilber, entegre mücadele sayesinde zararlının oluşturduğu riskin en aza indirilmesinin hedeflendiğini sözlerine ekledi.
Kaynak: İHA





