Avrupa Birliği, Rusya’ya karşı uyguladığı yaptırımlara rağmen sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticareti üzerinden Kremlin’e ciddi gelir sağlamaya devam etmekle suçlanıyor. 2025 verileri, AB’nin Rus LNG’sine bağımlılığının beklenenden çok daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor.

Yamal LNG Avrupa’nın ana tedarikçisi hâline geldi
Rusya’nın Sibirya’daki Yamal LNG tesisinden Avrupa’ya gönderilen gaz miktarı 2025’te 15 milyon tonu aştı. Bu ticaretin Moskova’ya yaklaşık 7,2 milyar euro gelir sağladığı hesaplanıyor. Boru hattı gazı azalırken, LNG Rusya için yeni ve etkili bir finansman kanalına dönüşmüş durumda.
Yamal LNG’den çıkan sevkiyatların yüzde 76’sından fazlası Avrupa limanlarına yöneliyor. Fransa başta olmak üzere birçok AB ülkesi bu gazın başlıca alıcıları arasında yer alıyor. Çevre örgütleri, Avrupa limanlarının ve lojistik altyapının bu ticarette kilit rol oynadığını vurguluyor.

Sözler sert, tablo farklı
AB, Rus gazını 2027’ye kadar tamamen devre dışı bırakma hedefini resmî olarak koruyor. Ancak mevcut ticaret rakamları, bu hedefle sahadaki gerçekler arasında ciddi bir uyumsuzluk olduğunu gösteriyor. Yaptırımların kapsamı LNG alanında hâlâ sınırlı kalıyor.

Eleştirilerin odağında limanlar ve taşıma altyapısı var
Sivil toplum kuruluşlarına göre, LNG ithalatına açık bir yasak getirilmeden ve liman hizmetleri durdurulmadan Rusya’nın enerji gelirleri kesilemez. Uzmanlar ise Avrupa’nın kısa vadede enerji güvenliği ve fiyat istikrarı nedeniyle bu bağımlılıktan kolayca çıkamadığını belirtiyor.
Rus LNG’si tartışması, AB için yalnızca bir enerji politikası konusu olmaktan çıktı. Dosya artık Ukrayna savaşı, yaptırımların inandırıcılığı ve Avrupa’nın politik tutarlılığı açısından kritik bir sınav olarak görülüyor.



