İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ve İsrail ile tırmanan askeri gerilimin 19. gününde Tahran’ın stratejik ve diplomatik yol haritasına ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. Arakçi, sahadaki askeri operasyonların kararlılıkla süreceğini vurgularken, olası bir diplomasi trafiği için Tahran’ın “kırmızı çizgilerini” ve ön koşullarını ilk kez bu denli net bir çerçeveye oturttu.

Sahadaki Kararlılık ve Ateşkes Tekliflerine Yaklaşım
Bakan Arakçi, bölgesel çatışmaların şiddetlendiği bir dönemde, İran’ın savunma doktrininden taviz vermeyeceğini ifade etti. Yapılan açıklamada öne çıkan stratejik vurgular şunlardır:
- Tavizsiz Savunma Hattı: ABD ve İsrail’den gelen askeri baskıların İran’ın bölgedeki nüfuzunu veya savunma kapasitesini zayıflatmayacağı, aksine direniş hattının tahkim edileceği belirtildi.
- Geçici Çözümlerin Reddi: Mevcut konjonktürde sunulan kısa süreli veya koşulsuz ateşkes teklifleri, “İran’ın savunma refleksini zayıflatmaya yönelik oyalama taktikleri” olarak nitelendirilerek reddedildi. Arakçi, bölgedeki gerilimi kalıcı olarak sonlandırmayan hiçbir ara formülün Tahran tarafından karşılık bulmayacağını yineledi.

Müzakere Masası İçin “Tazminat” Şartı
Diplomatik kanalların tamamen kapatılmadığını ancak sürecin ancak belirli şartlar altında başlayabileceğini belirten Arakçi, müzakere zeminini şu kriterlere bağladı:
- Maddi ve Stratejik Zararların Tazmini: Müzakerelerin başlaması için temel ön koşul; son saldırılarda İran’ın nükleer tesislerine, kritik enerji altyapısına ve askeri birimlerine verilen zararların eksiksiz karşılanmasıdır. Arakçi, uğranılan ekonomik ve stratejik kayıpların tazmin edilmediği bir senaryoda masaya oturmanın “teslimiyet” anlamına geleceğini ifade etti.
- Kalıcı Çözüm ve Güvence: Tahran yönetimi, sadece saldırıların durmasını değil, İran’ın egemenlik haklarını ve bölgesel güvenliğini garanti altına alan, uluslararası hukukla korunan kalıcı bir mekanizmanın kurulmasını talep etmektedir.
- Garantörlük Meselesi: Olası bir teklifin, sadece İsrail’den değil, sürecin doğrudan muhatabı ve bölgedeki askeri varlığın garantörü olarak görülen ABD kanadından da resmi bir taahhütle gelmesi gerektiği vurgulandı.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Yapılan bu çıkış, İran’ın askeri direnci sürdürürken aynı zamanda diplomatik alanda “tazminat temelli” ve “hak arayıcı” bir pozisyon aldığını göstermektedir. Arakçi’nin bu açıklamaları, özellikle İran’ın iç siyasetinde Dini Lider Ali Hamaney’in vefatı sonrası oluşan yeni yönetim yapısının dış politikadaki “sert ama müzakereye kapı aralayan” tutumunu da yansıtmaktadır.
Şu an itibarıyla bölgedeki yüksek alarm durumu ve karşılıklı füze hareketliliği devam ederken, Tahran’ın bu “tazminat karşılığı müzakere” teklifine Washington ve Tel Aviv hattından gelecek yanıt, krizin bölgesel bir savaşa evrilip evrilmeyeceğini belirleyecek en kritik unsur olarak görülmektedir.



