ABD ile İran arasında aylar sonra yeniden başlayan nükleer müzakereler, bölgesel gerilimlerin tam ortasında Umman’ın başkenti Maskat’ta yürütüldü. Görüşmelerin ilk turu 6 Şubat’ta tamamlandı ancak taraflar henüz somut bir uzlaşıya ulaşamadı. Bir sonraki turun tarihi ve kapsamı ise belirsizliğini koruyor.

Masadaki Farklı Talepler
Bu turda mercek İran’ın nükleer programına çevrildi. Tahran yönetimi, sürecin sadece nükleer faaliyetlerle sınırlı tutulmasını savunurken Washington, gündemi genişleterek balistik füze programı, bölgesel vekil güç ilişkileri ve insan hakları gibi başlıkların da değerlendirilmesini istedi. Bu temel ayrılık, ilk turun sonuç vermemesindeki en önemli etken olarak öne çıktı. İran, uranyum zenginleştirme ve füze programını “kırmızı çizgi” hâline getirerek müzakereye kapalı olduğunu vurguladı.

Diplomasinin Arka Planı
Haziran 2025’te İsrail ile yaşanan geniş çaplı çatışmaların ardından taraflar arasında kopan diyaloğun yeniden kurulması açısından bu görüşmeler kritik bir adım niteliği taşıyor. Umman’ın ev sahipliği ve arabuluculuğu, Maskat’ı yeniden bölgesel diplomasinin odak noktası hâline getirdi. Taraflar doğrudan değil, ayrı ayrı oturumlarla iletişim kurdu ve pozisyonlarını net bir şekilde ortaya koydu.

Bölgesel Askeri Baskı
Görüşmelerin yapıldığı dönemde bölgedeki askeri hareketlilik dikkat çekici seviyedeydi. ABD’nin Körfez bölgesine ek güçler konuşlandırması, Washington’ın diplomatik söyleminin yanında askeri seçenekleri de gündemde tuttuğunu gösterdi. İran ise buna karşılık olarak olası tüm senaryolara hazır olduğunu defalarca belirtti. Bu tablo, müzakerelerin yalnızca diplomatik değil, aynı zamanda yoğun baskı altında ilerlediğini gösteriyor.

Tarafların Tutumları
İran yalnızca nükleer başlıkta görüşme yürütmeye hazır olduğunu açıklarken ABD, kapsamı genişletmekte ısrarcı. Bu yaklaşım farklılığı, ilerleyen turda çatışan beklentilerin nasıl yönetileceğini belirsiz bırakıyor. İlk turun ardından ortak bir açıklama yapılmaması da sürecin ne yönde ilerleyeceğine dair soru işaretlerini artırdı.
Genel Değerlendirme
Umman’daki ilk tur, iki ülke arasındaki iletişim kanallarının yeniden açılması açısından önemli olsa da kısa vadede büyük bir anlaşmanın olası olmadığını gösteriyor. Diplomatik kaynaklar, müzakerelerin uzun ve zorlu bir pazarlık süreci gerektirdiğini belirtiyor. Yeni tur için hâlâ net bir tarih olmaması da sürecin belirsiz yönünü güçlendiriyor.



