İran’ın askeri kapasitesini dışarıdan vuran ABD, şimdi de rejimi içeriden çökertmek için düğmeye bastı. CIA’nın, özellikle Irak sınırındaki istikrarsızlıktan faydalanarak İran içindeki ayrılıkçı Kürt militan gruplara (PJAK ve benzeri yapılar) anti-tank füzeleri, gelişmiş iletişim cihazları ve taşınabilir hava savunma sistemleri (MANPADS) dağıtmaya çalıştığı rapor ediliyor. Amaç; bu grupları silahlandırarak İran ordusunun dikkatini cepheden çekmek ve ülke içinde bir iç savaş atmosferi yaratmak.

Halk Ayaklanmasını Silahlı İsyanla Birleştirmek
Washington’un stratejisi sadece silah dağıtmakla sınırlı değil. İstihbarat analizleri, bu sevkiyatın temel amacının süregelen ekonomik huzursuzluğu ve protestoları silahlı bir halk ayaklanmasına dönüştürmek olduğunu gösteriyor.
- Lojistik Kanallar: Silahların, Kuzey Irak üzerinden “insani yardım” maskesi altındaki konvoylarla veya gizli sınır yollarıyla İran topraklarına sokulduğu iddia ediliyor.
- Militan Eğitimi: Bölgedeki yerel kaynaklar, bazı militan grupların son haftalarda sınırın diğer tarafındaki üslerde “şehir savaşı” ve “sabotaj” konularında hızlı bir eğitimden geçirildiğini öne sürüyor.

İran’ın Tepkisi: “Demir Yumruk” Operasyonu
Tahran yönetimi, bu sızıntılara jet hızıyla yanıt verdi. İran İçişleri Bakanlığı, “Dış güçlerin kışkırtmasıyla hareket eden terör odaklarına karşı merhamet gösterilmeyecek” açıklamasını yaptı. İran Devrim Muhafızları, Batı sınır hattına devasa bir askeri yığınak yaparak “Demir Yumruk” kod adlı bir iç güvenlik operasyonu başlattı. Sınır bölgelerinde internet tamamen kesilirken, militan gruplarla ordu arasında yer yer şiddetli çatışmaların yaşandığı haberleri geliyor.

Bölgesel Risk: Türkiye ve Irak Hattı
CIA’nın bu hamlesi sadece İran’ı değil, tüm bölge dengelerini sarsıyor. Kürt grupların kontrolsüz şekilde silahlandırılması, komşu ülkeler olan Türkiye ve Irak için de ciddi bir güvenlik riski barındırıyor. Uzmanlar, bu tür bir “kontrolsüz silahlanmanın” savaş bittikten sonra bile on yıllarca sürecek bir bölgesel terör dalgasına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Dijital Propaganda ve “Zayıf Karın”
Silah sevkiyatına paralel olarak CIA’nın, İran içindeki sosyal medya ağları üzerinden rejim karşıtı propaganda dozunu artırdığı da belirtiliyor. Özellikle “özgürlük” ve “ekonomik kurtuluş” vaatleriyle halkın sokağa inmesi teşvik edilerek, askeri darbe veya devrim için zemin hazırlanmaya çalışılıyor.



