ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran operasyonunun 11. gününde yaptığı açıklamada, harekatın bugüne kadarki en yüksek yoğunluğa ulaşacağını duyurdu. Hegseth, gökyüzünde rekor sayıda savaş ve bombardıman uçağının görev alacağını belirterek, Pentagon’un stratejik hedefleri imha etme aşamasından, İran’ın askeri direncini tamamen kırmaya yönelik topyekûn bir hava baskısına geçtiğinin mesajını verdi.

Operasyonun Vites Artıran Yeni Aşaması
Saldırıların şiddetindeki bu artış, bölgedeki askeri hareketliliği en üst seviyeye taşırken, Hegseth’in “en yoğun gün” vurgusu operasyonun psikolojik ve lojistik boyutunu da gözler önüne seriyor. Özellikle ağır bombardıman uçaklarının devreye girmesiyle birlikte, İran içindeki kritik altyapı ve savunma noktalarının hedef alınmaya devam edeceği anlaşılıyor. Washington kanadından gelen bu sert mesajlar, harekatın sadece bir misilleme değil, bölgedeki dengeleri kökten değiştirecek uzun soluklu bir planın parçası olduğunu bir kez daha teyit etti.

Stratejik Hedefler ve Hava Hakimiyeti
Hegseth’in açıklamalarında öne çıkan en önemli detay, bölgeye sevk edilen hava filosunun büyüklüğü oldu. Pentagon kaynakları, bugün havalanacak jetlerin sadece savunma hatlarını değil, komuta kontrol merkezlerini ve lojistik ağları da kapsayan geniş bir hedef listesine sahip olduğunu belirtiyor. Bu hamleyle ABD, İran hava sahasındaki mutlak hakimiyetini perçinlemeyi ve karşı tarafın herhangi bir misilleme kapasitesini tamamen devre dışı bırakmayı amaçlıyor.

Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Savaşın 11. gününde gelen bu tırmanış haberi, sadece askeri değil diplomatik kulisleri de hareketlendirdi. Hegseth, operasyonun ucu açık bir takvimle ve hedeflere ulaşılana kadar süreceğini belirtirken, uluslararası toplumun dikkati de bölgedeki sivil yerleşim yerlerinin güvenliğine ve olası bir enerji krizine çevrilmiş durumda. ABD’nin bu “en yoğun gün” stratejisi, Tahran yönetimi üzerindeki askeri baskıyı zirveye çıkararak sahada kesin sonuç alma niyetini gösteriyor.



