ABD ile Ukrayna, Rusya-Ukrayna savaşını sona erdirmeye yönelik ortak bir barış planında önemli bir aşamaya geldi. Washington ve Kiev hattında yürütülen yoğun diplomatik temaslarda büyük ölçüde uzlaşı sağlanırken, Kremlin’in bu plana nasıl yanıt vereceği belirsizliğini koruyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, daha önce Moskova’ya fazla taviz verdiği eleştirilerine yol açan taslakların ardından planın içeriğini yeniden şekillendirdi. ABD ile yürütülen görüşmeler sonucunda, savaşın aktif cephelerini durdurmayı hedefleyen ortak bir çerçeve üzerinde mutabakata yaklaşıldı.
Silahsız Bölge ve Güvenlik Garantileri
Yeni taslak, Ukrayna’nın doğusundaki bazı bölgelerde silahsızlandırılmış alanlar oluşturulmasını ve tarafların belirli hatlardan karşılıklı asker çekmesini öngörüyor. Planın dikkat çeken unsurlarından biri de ABD ve Avrupa ülkelerinin Ukrayna’ya sağlayacağı, NATO’nun 5. maddesine benzer güvenlik garantileri.

NATO Üyeliği Tartışması
Taslakta yer alan en hassas başlıklardan biri Ukrayna’nın NATO üyeliği hedefinden vazgeçme ihtimali. Kiev yönetimi bu adımın kalıcı barış için zorunlu olabileceğini değerlendirirken, Zelenskyy egemenliği ilgilendiren bu tür kararların halk oylamasına sunulacağını vurguluyor.

Toprak ve Nükleer Santral Krizi
Donbas bölgesinin hukuki statüsü ile Zaporizhzhia Nükleer Santrali’nin kontrolü, taraflar arasında hâlâ çözülemeyen kritik başlıklar arasında yer alıyor. Bu konuların Moskova ile Kiev arasındaki en sert pazarlık alanları olduğu belirtiliyor.
Kremlin cephesinden plana ilişkin net bir açıklama yapılmazken, Rusya’nın toprak talepleri ve Ukrayna’nın Batı ile askeri bağlarını sınırlandırma şartlarını masada tuttuğu ifade ediliyor. Diplomatik trafik hız kazansa da sahada çatışmalar sürüyor. Analistler, Moskova’nın planı reddetmesi halinde Batı’nın Ukrayna’ya yönelik askeri ve ekonomik desteğinin daha da artabileceğine dikkat çekiyor.



