ABD’nin Gazze için perde arkasında yürüttüğü yeni güvenlik tasarımı, bölgenin fiilen ikiye ayrılmasını öngören tartışmalı bir plana dönüşmüş durumda. Washington’ın hazırladığı çerçeveye göre Gazze, yeniden inşa ve uluslararası gözetim amacıyla bir “yeşil bölge” ile, uzun süre rehabilitasyon dışı bırakılması öngörülen “kırmızı bölge” olarak ayrılacak.

Mevcut sınırlandırmanın temelini, İsrail’in hâlihazırda kontrol ettiği ve sahada “sarı hat” olarak anılan çizgi oluşturuyor. Plan, bu hattın kuzeyinde daha güvenlikli ve uluslararası güçlerin konuşlandırılacağı bir alan yaratılmasını, güneyde ise ağır çatışmaların yaşandığı bölgelerin uzun vadeli bir değerlendirme sürecine bırakılmasını kapsıyor.
ABD’nin önerisi, Avrupa ülkelerini merkez alan bir Uluslararası İstikrar Gücü (ISF) kurulmasını içeriyor. İngiltere, Fransa ve Almanya’nın asker göndermesi talep edilirken, gücün kademeli şekilde 20 bin askere ulaşması hedefleniyor. Ancak dikkat çekici nokta: ABD kendi askerini sahaya sürmeyi ya da yeniden inşa için büyük bir finansman üstlenmeyi planlamıyor. Washington yalnızca mimariyi çiziyor; uygulamanın yükü ise müttefiklere bırakılıyor.

Planın güvenlik boyutu Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve yeni bir Filistin polis gücü oluşturulmasını öngörüyor. Fakat bu yeni birimin başlangıçta sınırlı hareket kapasitesine sahip olacağı belirtiliyor.
Birçok uzman, söz konusu yaklaşımın Irak ve Afganistan’daki benzer ABD projelerine benzediğini, bunun da Gazze’nin uzun vadeli bir bölünme riskini kalıcılaştırabileceği uyarısını beraberinde getirdiğini söylüyor. Ayrıca ISF’ye asker gönderebilecek ülkelerin isteksizliği, planın sahada uygulanabilirliğine dair ciddi soru işaretleri yaratıyor.
Planın yürürlüğe girebilmesi için nihai olarak BM Güvenlik Konseyi kararı gerekiyor; ancak bölgenin yeni bir uluslararası misyonu kaldırıp kaldıramayacağı hem diplomatik hem de insani ölçekte yoğun bir tartışma konusu olmaya devam ediyor.



