ABD ordusu, Doğu Pasifik Okyanusu’nda uyuşturucu kaçakçılığıyla suçladığı iki tekneye hava saldırısı düzenlediğini ve bu saldırılarda beş kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Bu son operasyon, Washington’ın denizde yürüttüğü geniş kapsamlı kampanyada ölenlerin sayısını en az 104’e çıkardı.
Savunma yetkilileri, vurulan teknelerin bilinen uyuşturucu rotalarında hareket eden “narko-teröristler” tarafından kullanıldığını ve saldırıların bu nedenle gerçekleştirildiğini söylüyor. Ancak bu iddialara bağımsız kanıtlar kamuoyu ile paylaşılmadı.

Gerginlik ve Hukuki Tartışma
Bu operasyonlar, başkanın uyuşturucu kartellerine karşı sert tutumunun bir parçası olarak tanımlanıyor. ABD Savunma Bakanlığı, askerî güç kullanımını “terörle mücadele” kapsamında değerlendirirken, eleştiriler hızla artıyor. Uluslararası hukuk ve insan hakları savunucuları, sivillerin hedef alınmasının kabul edilemez olabileceğini ve eylemlerin deniz hukuku ile silahlı çatışma kurallarıyla çelişebileceğini belirtiyor.

Bölgesel Etkiler
Bu deniz operasyonları aynı zamanda ABD ile Venezuela arasında gerilimi tırmandıran bir faktör olarak öne çıkıyor. Trump yönetimi, bölgedeki askeri varlığını artırırken Venezuela’yı uyuşturucu kaçakçılığı finansmanı ile suçlamaya devam ediyor. Caracas yönetimi ise bu iddiaları reddediyor ve saldırıları egemenlik ihlali olarak nitelendiriyor.
Washington’ın bu adımları, siyasi ve hukuki sorgulamalarla birlikte bölgesel istikrarı etkileme potansiyeli taşıyor. Kongre içinde de operasyonların yetki ve denetimi konusunda süren tartışmalar bulunuyor.
ABD’nin Pasifik’teki bu saldırı dalgasının sonu ve sonuçları, hem uluslararası hukuk hem de Latin Amerika ilişkileri açısından yakından izleniyor.



