ABD ve Rusya arasında Abu Dabi’de başlayan barış görüşmeleri, diplomasi ile savaşın aynı anda devam ettiğini gösteriyor. Ukrayna’ya yönelik saldırılar, görüşmelerin hemen öncesinde ve sırasında Kiev başta olmak üzere birçok şehirde hayatı felç etti. En az 6 kişinin hayatını kaybettiği, birçok kişinin yaralandığı saldırılar sivil altyapıya odaklanmış durumda; elektrik, su ve ısıtma sistemleri kesintilerle boğuşuyor.
Abu Dabi’deki görüşmeler, önceki hafta Cenevre’de yapılan temasların devamı niteliğinde. Ukrayna tarafı, Rusya’nın “maksimalist taleplerine” karşı kararlı bir duruş sergiliyor. Öte yandan, sızdırılan 28 maddelik barış planı, Moskova tarafından Ukrayna’yı zayıf pozisyona iten bir senaryo olarak değerlendiriliyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, barış anlaşmasının “Ukrayna için teslimiyet” olmaması gerektiğini, aksi halde Rusya’nın diğer ülkeler üzerindeki baskısının artabileceğini vurguladı. Analistler, diplomatik adımların sahadaki saldırılarla birlikte değerlendirildiğinde, sürecin oldukça kırılgan bir dengede ilerlediğine dikkat çekiyor.
Abu Dabi görüşmeleri, hem diplomatik kanatta umut yaratıyor hem de sahadaki saldırılarla savaşın devam ettiğini hatırlatıyor. Önümüzdeki günler, planın detayları ve Ukrayna’nın pozisyonu açısından belirleyici olacak.



