Iraklı askeri uzman Sabah el-Akili, İran’ın ABD ve İsrail’e karşı yürüttüğü savunma ve saldırı konseptine dair çarpıcı bir iddia ortaya attı. Akili’ye göre Tahran, harekatın ilk günlerinde elindeki en gelişmiş teknolojileri kasıtlı olarak devreye sokmadı. Şu an fırlatılan dron ve füzelerin, rakip hava savunma sistemlerini meşgul etmek ve yıpratmak amacıyla seçilen “zayıf halkalar” olduğunu belirten uzman, İran’ın asıl cephaneliğini ikinci aşama için sakladığını öne sürdü.
Sabah el-Akili Kimdir?
Sabah el-Akili, Orta Doğu’daki askeri dengeler ve savunma stratejileri konusunda uzmanlaşmış, özellikle Irak ve İran merkezli güvenlik politikaları üzerine yaptığı derin analizlerle tanınan kıdemli bir siyasi ve askeri yorumcudur. Uzun yıllardır bölgedeki silahlı grupların kapasiteleri, balistik füze teknolojileri ve asimetrik savaş yöntemleri üzerine çalışmalar yürüten Akili, uluslararası medya kuruluşları için stratejik bir kaynak haline gelmiştir. Bölgesel güvenlik mimarisine hakimiyetiyle bilinen Akili, “direniş ekseni” olarak adlandırılan yapıların askeri doktrinlerini en iyi okuyan isimlerden biri olarak kabul edilir.

İlk Aşama: Demir Kubbe ve Patriot’ları “Yormak”
Akili’nin analizine göre İran, savaşın ilk evresinde nicelik olarak fazla ama nitelik olarak “eski nesil” füzeleri tercih ediyor. Bu stratejinin temel amacı, İsrail’in Demir Kubbe (Iron Dome) ve ABD’nin Patriot/THAAD sistemlerini doyma noktasına ulaştırmak. Binlerce ucuz dron ve kısa menzilli füze göndererek savunma sistemlerinin mühimmatını tüketmeyi ve radarların hata payını artırmayı hedefleyen Tahran, bu yolla rakibinin savunma kalkanında gedikler açmaya çalışıyor.

İkinci Aşama: “Yüksek Teknolojili Kıyamet”
Asıl tehlikenin ikinci aşamada başlayacağını savunan Sabah el-Akili, İran’ın elinde henüz sahaya sürmediği hipersonik füzeler ve yüksek hassasiyetli balistik sistemler olduğuna dikkat çekti. Akili’ye göre:
- İran, düşmanının savunma kapasitesinin zayıfladığını ve radar yorgunluğunun başladığını tespit ettiği anda, radara yakalanmayan ve hızıyla savunma sistemlerini etkisiz bırakan “stratejik silahlarını” ateşleyecek.
- Bu aşamada hedef sadece askeri üsler değil, kritik enerji altyapıları ve stratejik komuta merkezleri olacak.

Sahadaki Uzman Görüşü: “Zaman Ayarlı Bir Tuzak”
Akili, Batılı istihbarat servislerinin İran’ın kapasitesini mevcut saldırılara bakarak küçümsememesi gerektiğini vurguluyor. Tahran’ın “kontrollü gerginlik” politikası izlediğini belirten uzman, Hamaney suikastı sonrası yaşanan öfkenin, rasyonel bir askeri planla birleştiğini savunuyor. Bu plana göre, İran en güçlü kozunu, düşman en çok zafer sarhoşluğu yaşadığı veya kaynakları tükendiği anda masaya sürecek.



