Orta Doğu’da gerilim, İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyine yönelik başlattığı kara harekatıyla kritik bir eşiği daha aştı. “Sınırlı ve hedefli” olarak tanımlanan bu operasyon, bölgedeki dengeleri kökten değiştirecek bir askeri hareketliliğin öncüsü olarak görülüyor.

Kara Harekatının Kapsamı ve Gerekçesi
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Lübnan sınırını geçerek Hizbullah’ın kilit stratejik noktalarına yönelik kara operasyonlarının başladığını resmen duyurdu. Yapılan açıklamada, harekatın temel amacının İsrail’in kuzeyindeki yerleşim yerlerini korumak için “ileri bir savunma hattı” oluşturmak olduğu belirtildi. 91. Tümen birliklerinin başı çektiği operasyonun, Hizbullah’a ait tünelleri, silah depolarını ve lojistik altyapıyı imha etmeye odaklandığı vurgulanıyor.

Sahadaki Askeri Durum ve Çatışmalar
Kara unsurları Lübnan topraklarına girmeden önce, İsrail hava kuvvetleri ve topçu birlikleri sınır hattındaki mevzilere yoğun bir bombardıman gerçekleştirdi. Operasyonun başlamasıyla birlikte güneydeki Khiam, Marjayoun gibi stratejik köylerde şiddetli çatışmaların yaşandığı bildiriliyor. İsrail ordusu Lübnan’ın güneyini “askeri bölge” ilan ederken, Litani Nehri’nin güneyindeki tüm sakinlere tahliye çağrısında bulundu. Hizbullah ise sınır hattındaki İsrail birliklerine füze ve insansız hava araçlarıyla karşılık vererek direnişini sürdürüyor.

İnsani Boyut ve Bölgesel Riskler
Harekatın başlamasıyla birlikte Lübnan içinde yerinden edilen sivillerin sayısı hızla artarak bir milyona yaklaştı. Lübnan Sağlık Bakanlığı, çatışmaların başlangıcından bu yana hayatını kaybedenlerin sayısının bini aştığını bildirdi. Uluslararası toplum, kara harekatının bölgesel bir savaşa evrilmesinden duyduğu endişeyi dile getirirken; İsrail hükümeti, kuzeydeki güvenlik tehdidi tamamen ortadan kalkana kadar operasyonun “zaman sınırı olmaksızın” devam edeceği mesajını veriyor.



