Ortadoğu’da İsrail, ABD ve İran ekseninde tırmanan savaş, cephe hattından sonra küresel ekonominin kalbi sayılan Körfez sermayesine sıçradı. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Kuveyt gibi bölgenin dev ekonomileri, ABD ile imzaladıkları milyarlarca dolarlık devasa yatırım paketlerini ve ticari iş birliği protokollerini tek taraflı olarak gözden geçirme kararı aldı. Washington’da “deprem etkisi” yaratan bu hamle, sadece bir bütçe meselesi değil; on yıllardır süregelen stratejik müttefiklik ilişkisinin temelinden sarsıldığının en somut göstergesi olarak kabul ediliyor.

Savaşın Ekonomik Bedeli ve Körfez’in Güvenlik Kaygıları
Körfez başkentlerini bu radikal karara iten temel sebep, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarının faturasının doğrudan kendi ekonomilerine kesilmeye başlanması oldu. İran’ın misilleme saldırılarında Körfez’deki kritik enerji tesislerini, limanları ve stratejik altyapıyı hedef alması, petrol sevkiyatını durma noktasına getirirken bölgedeki turizm ve ticaret gelirlerini bıçak gibi kesti. Kendi sınırları içinde güvenliğin pamuk ipliğine bağlı olduğunu gören Körfez liderleri, ABD’nin bölgeyi sürüklediği bu kontrolsüz savaş sarmalında “ekonomik intihar” yapmak istemediklerini belirterek, dışarıya akan sermaye musluklarını kapatma sinyali verdi.

Stratejik Geri Adım: “Mücbir Sebep” Maddesi Masada
Olayın perde arkasındaki en can alıcı detay ise dünyanın en büyük egemen varlık fonlarını yöneten bu ülkelerin, ABD’li şirketlerle yaptıkları sözleşmelerde “mücbir sebep” maddesini tartıştıkları iddiası oldu. Savaş halini gerekçe göstererek milyarlarca dolarlık teknoloji, savunma ve enerji yatırımlarından geri çekilmeyi planlayan Körfez yönetimi, Washington’a çok net bir mesaj gönderiyor: “Bizim tesislerimiz ve halkımız saldırı altındayken, sizin ekonominizi fonlamaya devam edemeyiz.” Bu durum, ABD borsalarında ve teknoloji devlerinde ciddi bir likidite krizini tetikleme potansiyeli taşıyor.

Washington’da Panik: İttifak Dengeleri Sil Baştan
ABD yönetimi, Körfez’den gelen bu ekonomik resti dindirmek için diplomatik kanalları sonuna kadar zorlasa da henüz somut bir başarı elde edemedi. Körfez ülkeleri, bir yandan Batı ile olan bağlarını tamamen koparmak istemiyor ancak diğer yandan İran ile yaşanan bu yıkıcı savaşın ortasında kalıp tüm varlıklarını kaybetmeye de niyetli değiller. Uzmanlara göre, eğer Washington bölgedeki gerilimi düşürecek veya Körfez’in enerji tesislerini %100 koruyacak bir garanti sunamazsa, Ortadoğu’daki geleneksel ittifak dengeleri ekonomik bir çöküşle birlikte tamamen değişebilir.



