Küba hükümeti, 05 Ocak 2026 tarihinde yaptığı resmi açıklamada, ABD’nin Venezuela’ya düzenlediği askeri müdahale sırasında 32 Kübalı asker ve polisinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Açıklamada, ölenlerin Venezuela hükümetinin talebi doğrultusunda yürütülen görev kapsamında o ülkede bulunduğu ve olay nedeniyle ülke genelinde iki gün yas ilan edildiği belirtildi.

Olayın Arka Planı ve Müdahalenin Seyri
3 Ocak’ta Venezuela’nın başkenti Caracas’ta meydana gelen saldırıların ardından, ABD ordusu kapsamlı bir operasyon başlattı ve Venezuelalı Devlet Başkanı Nicolás Maduro ile eşi Cilia Flores’i ele geçirerek ABD’ye götürdü. ABD tarafı bu operasyonu “büyük çaplı askeri müdahale” ve “Maduro’ya yönelik yakalama” olarak tanımlarken, Venezuela yönetimi ve müttefikleri bu adımı egemenliğe saldırı olarak nitelendirdi.
Küba hükümeti, ölen personelin Venezuela’nın güvenlik ve polis operasyonlarına destek vermek üzere gönderildiğini belirtti. Açıklamalarda, bu kişilerin hem “saldırganlara karşı çatışma sırasında” hem de bazı bombardımanlarda hayatını kaybettikleri ifade edildi. Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, kayıplar için ulusal yas ilan edildiğini ve halkın birlik mesajı verdiğini kaydetti.

Uluslararası Tepkiler ve Gerginlik
Küba’nın duyurusu, bölgedeki siyasi atmosferi daha da ısıttı. Havana yönetimi ABD müdahalesini “askeri saldırı” olarak tanımlayarak tepki gösterirken, Latin Amerika’daki bazı devletler de operasyonu uluslararası hukuka aykırı bulduklarını açıkladı. Bu gelişme, ABD ile Küba ve Venezuela arasındaki ilişkileri daha da zorlaştırdı.
ABD Başkanı Donald Trump ise operasyonla ilgili yaptığı açıklamalarda, Kübalı güçlerin Maduro’nun güvenliğini sağladığını belirterek kayıpları doğruladı ve “bizim tarafımızda can kaybı olmadığını” söyledi. Bu sözler, müdahalenin iki taraflı kayıplarla sonuçlandığı tartışmalarını beraberinde getirdi.

Bölgedeki Durum ve Olası Gelişmeler
Küba’nın açıkladığı bu ölümler, hem Bölgesel güvenliği hem de uluslararası hukukun uygulanmasını yeniden gündeme taşıdı. Operasyon sonrası Türkiye dâhil birçok ülke tarafından ABD’ye itidal çağrıları gelirken, uluslararası toplumun müdahaleye yönelik tepkileri de çeşitleniyor.
Önümüzdeki günlerde, küresel aktörlerin tepkileri, müdahalenin hukuki zemini ve Venezuela’daki mevcut yönetim boşluğu ile ilgili gelişmeler yakından takip edilecek



