Polonya’da savaş ihtimali artık sadece uzmanların değil, sıradan insanların da gündeminde. Doğu sınırında artan gerilim, ülkede ciddi bir hazırlık sürecini başlattı. Hükümet hem orduda hem de sivil alanda savunma planlarını hızlandırdı.
Yetkililer, önümüzdeki iki yıl içinde yüz binlerce kişiye sivil savunma, kriz anında hayatta kalma ve temel güvenlik eğitimi vermeyi hedefliyor. Amaç, olası bir saldırı durumunda toplumun da en az ordu kadar hazır olması.

Savunma bütçesi rekor seviyeye çıkarıldı. Polonya, NATO ülkeleri arasında en yüksek askeri harcamaya sahip ülkelerden biri haline geldi. Doğu sınırı boyunca “Doğu Kalkanı” adı verilen yeni savunma hattı kurulurken, elektronikten fiziki engellere kadar birçok önlem devreye alındı.
Sadece klasik savaş senaryoları değil, siber saldırılar, dron tehditleri ve düzensiz göç gibi hibrit riskler de artık savunma planlarının merkezinde. Yetkililer, artık savaşların sadece cephede değil, ekranlarda ve altyapılarda da verildiğini vurguluyor.
Anketlere göre halkın önemli bir kısmı, ülke saldırıya uğrarsa gönüllü olarak savunmaya katılmaya hazır. Polonya’nın tarihindeki acı savaş tecrübeleri, bu refleksin hâlâ çok güçlü olduğunu gösteriyor.
Ülkenin mesajı: “Savaş istemiyoruz ama hazırlıksız da yakalanmak istemiyoruz.” Avrupa’nın doğu ucunda yükselen bu alarm, kıtanın geri kalanı için de dikkatle izleniyor.



