Rusya, 2025 yılı boyunca savunma harcamalarını tarihi bir seviyeye taşıyarak yaklaşık 186 milyar dolarlık bir bütçe ayırdı. Bu rakam, Rusya’nın GSYİH’sinin %7,3’üne tekabül ediyor; bu oran, NATO üyeleri olan ABD ve Birleşik Krallık’ın savunma harcaması oranlarını ikiye katlamış durumda. Bu devasa bütçe akışı; kara birliklerinin modernize edilmesi, sürü tipi İHA operasyonları ve hipersonik füze sistemlerinin seri üretimi için kullanılıyor. Moskova’nın ekonomisi, tamamen bir “yıpratma savaşı” stratejisine hizmet edecek şekilde yeniden yapılandırılmış görünüyor.

1,2 Milyon Kayıp ve Personel Çıkmazı
Rapordaki en sarsıcı verilerden biri, Rusya’nın savaşın başından bu yana verdiği askeri zayiatın 1,2 milyonu aşmış olmasıdır. Bu devasa insan kaybına rağmen Kremlin, saldırı yoğunluğunu azaltmak yerine Ukrayna’nın kritik altyapısını ve enerji hatlarını hedef almaya devam ediyor. Ancak bu durum, Moskova’nın “insan kaynağı” sınırlarını zorlamaya başladı:
- Nitelikli Asker Kıtlığı: Ağır kayıplar, cephede sadece sayısal değil, niteliksel bir düşüşe de neden oluyor.
- Seferberlik İhtimali: İşe alım süreçlerinde yaşanan tıkanıklık, 2026 yılı içinde Moskova’nın kaçındığı “yeni bir genel seferberlik” kararını zorunlu kılabilir.

Avrupa Üzerindeki Füze Tehdidi ve NATO’nun Alarmı
IISS raporu, Rusya’nın askeri kapasitesinin sadece Ukrayna sınırları içinde kalmadığına, Avrupa güvenliğini de doğrudan tehdit ettiğine dikkat çekiyor. Rusya’nın geliştirdiği gelişmiş füze sistemleri ve uçak tipi olmayan hava araçları (İHA/SİHA), Avrupa semaları için bir risk unsuru haline geldi. Bu durum, NATO’nun hava savunma şemsiyesini ve karşı-insansız hava aracı (C-UAS) sistemlerini acilen güçlendirmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Rapora göre, Rusya’nın uzun menzilli hassas vuruş kapasitesi, Avrupa’nın stratejik derinliğini hedef alma potansiyeline sahip.

Savunma Sanayi ve Dayanıklılık Kapasitesi
IISS’e göre Rusya, mevcut ekonomik ve endüstriyel hızıyla savaşı 2026 yılı boyunca ve ötesinde sürdürebilecek kapasitede. Batılı analistlerin başlangıçtaki “ekonomik çöküş” öngörülerinin aksine, Moskova’nın savunma sanayi fabrikaları üç vardiya çalışarak mühimmat açığını kapatıyor. Bu durum, Ukrayna’ya verilen Batı desteğinin sadece bir mühimmat yardımı değil, aynı zamanda uzun vadeli bir teknolojik yarışa dönüşmesi gerektiğini gösteriyor.



