Suriye’de yıllardır süren savaşın ardından, ABD’nin sahadaki varlığı ve ittifakları yeni bir kırılma noktasına girmiş görünüyor. Washington’dan gelen son mesajlar, ABD’nin Suriye politikasında askeri ağırlığın giderek azaldığını, diplomasi ve yeniden konumlanmanın öne çıktığını gösteriyor. “Amerikan askerleri Şam’a mı geliyor?” sorusu ise bu dönüşümün sembolik başlığı haline gelmiş durumda.

Washington’dan Şam’a Temas Sinyali
ABD Başkanı Donald Trump’ın, Suriye’de yeni yönetimin lideri Ahmed el-Şaraa ile temas kurduğu yönündeki bilgiler, uzun süredir donmuş görünen ABD-Şam hattında yeni bir diplomatik kanalın aralanabileceği şeklinde yorumlanıyor. Bu temas, ABD’nin Suriye’deki askeri varlığını kalıcı bir işgal unsuru olarak değil, geçiş sürecinin bir aracı olarak gördüğü tezini güçlendiriyor.

YPG ile İlişkilerde “Geçici Ortaklık” Vurgusu
Washington, YPG/SDG ile kurduğu ilişkinin taktik ve sınırlı olduğunu artık açık biçimde ortaya koyuyor. ABD’li yetkililer, örgütün DEAŞ’a karşı oynadığı rolün büyük ölçüde sona erdiğini ifade ederken, bu ortaklığın süresiz olmayacağı mesajını da net biçimde veriyor. Sahada YPG’ye sağlanan desteğin giderek daralması, bu yaklaşımın somut göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Kuzeydoğu Suriye’de Askeri Varlık Azalıyor
ABD, Suriye’nin kuzeydoğusunda bulunan bazı üslerini kapatarak askerî varlığını kademeli biçimde azaltma yoluna gitmiş durumda. Deyrizor ve Haseke çevresindeki konuşlanmaların bir kısmının geri çekildiği, askerlerin Irak sınırına yakın bölgelere kaydırıldığı belirtiliyor. Bu adımlar, ABD’nin Suriye’de uzun vadeli bir askerî angajmandan uzaklaşmak istediğini gösteriyor.
Bu gelişmeler, YPG/SDG açısından kritik bir sürece işaret ediyor. ABD’nin yeni yaklaşımı, örgüt için iki temel seçeneği gündeme getiriyor:
Ya Suriye devlet yapısıyla entegrasyon sürecine girilecek ya da ABD desteğinin azalmasıyla birlikte sahada daha kırılgan bir pozisyonla karşı karşıya kalınacak. Washington’un bu süreçte önceliğinin, özellikle DEAŞ tutuklularının kontrolü ve güvenliği olduğu vurgulanıyor.

Şam’la Dolaylı İş Birliği İhtimali
ABD’nin doğrudan askeri varlık yerine, sınırlı diplomatik ve güvenlik temelli bir ilişki modeli üzerinde durduğu değerlendiriliyor. Şam yönetiminin güvenlik sorumluluklarını devralmaya hazır olduğu yönündeki açıklamalar, ABD’nin Suriye’deki rolünü yeniden tanımladığını gösteriyor. Bu çerçevede “Şam’da Amerikan postalı” ifadesi, sahadan çok siyasi etkiyi simgeliyor.

Tam Çekilme Masada mı?
Uluslararası basına yansıyan bilgilere göre, ABD yönetimi Suriye’den tam çekilme ihtimalini de masada tutuyor. DEAŞ tehdidinin eski gücünü kaybetmesi ve Suriye devletinin sahadaki kontrolünü artırması, bu seçeneği daha gerçekçi hale getiriyor. Ancak bu sürecin ani değil, kontrollü ve aşamalı ilerlemesi bekleniyor.
Yeni Dönemin Şifreleri
Uzmanlara göre ABD’nin Suriye politikasındaki bu dönüşüm, yalnızca asker sayısıyla ilgili değil. Washington, askeri yükü azaltırken siyasi denge kurma, bölgesel aktörlerle yeni ilişki modelleri geliştirme ve sahadaki maliyetleri düşürme hedefi güdüyor. Bu da Suriye dosyasında, alışılmış kalıpların dışında bir dönemin başladığına işaret ediyor.



