Diplomatik değişim ve yaptırımların kaldırılması yönünde adımlar
Ahmed al‑Sharaa liderliğindeki yeni Suriye yönetiminin diplomatik sahnede hareketlendiği görülüyor. ABD Başkanı Donald Trump, al‑Sharaa’yı Kasım başında Washington’da kabul etmeyi planlıyor; bu, bir Suriye başkanının Beyaz Saray’da gerçekleştireceği ilk resmi ziyaret olacak.
Suriye Dışişleri Bakanı Asaad al‑Shaibani, görüşmede gündemlerinde “yaptırımların kaldırılması, yeniden yapılandırma ve terörle mücadele” gibi başlıkların yer alacağını açıkladı.
Bu adımlar, uzun süredir uluslararası olarak izole edilmiş Suriye’nin yeni bir sayfa açma çabası içinde olduğunu gösteriyor.

Ekonomik çöküş ve insani kriz
Suriye ekonomisi, on yılı aşkın savaşın ardından ağır bir çöküş içinde. Dünya Bankası verilerine göre, ülke çapında insanların üçte biri aşırı yoksulluk sınırında ve yaklaşık 14.6 milyon kişi gıda güvensizliği ile karşı karşıya.
Ayrıca bölgede devam eden çatışmalar, altyapı yıkımı ve finansal sancılar; yaşam maliyetlerinin çok yükselmesine neden olmuş durumda. Ek olarak, kuzeydoğuda yer alan Kürt‑idareli bölgelerle merkezi yönetim arasında güç paylaşımı ve entegrasyon süreci henüz netleşmiş değil.
Güvenlik dinamikleri ve bölgesel riskler
Kuzey Suriye’de hem güvenlik durumu hem de siyasi kontrol hâlâ belirsiz. SDF olarak bilinen Kürt‑liderli güçlerle merkezi hükümet arasında “birleşme” ve entegrasyon müzakereleri yürütülüyor ancak somut adımlar atılamamış durumda.
Ayrıca, kuzeyde silah depolarına yönelik drone saldırıları ve armaseraları hedef alan eylemler tespit edildi bunlar ülkenin yeniden yapılandırma çabasına gölge düşürüyor.

Türkiye’nin çıkarları ve bölgedeki rolü
Türkiye, Suriye’de hem güvenlik hem de ekonomik işbirliği açısından aktif bir pozisyonda. Türk dışişleri yetkilileri “hiçbir terör örgütünün Türkiye veya bölgedeki diğer ülkelere tehdit oluşturmasına izin verilmeyeceğini” vurguluyor.
Ayrıca Türkiye ile Suriye arasında karayolu taşımacılığının 2025 yılında iki katına çıkabileceği öngörülüyor; bu da Türkiye’nin Suriye’nin yeniden inşasında ekonomik pay almak istediğinin işareti.
Önümüzdeki süreçte izlenecek başlıklar
Suriye’ye yönelik yaptırımların ne ölçüde ve nasıl kalkacağı, dış yatırım çağrılarının karşılık bulup bulmayacağı.
Kuzeydoğu Suriye’de SDF ile merkezi hükümet arasındaki entegrasyon sürecinin gidişatı; bu, ülkenin bölünmeden tek bir yönetim altında toparlanıp toparlanamayacağını belirleyecek.
Yıkılan altyapının, tarımın ve üretim sektörünün yeniden canlandırılması zira ekonomik iyileşme olmazsa toplumsal istikrar büyük ölçüde risk altında.
Bölgede terör örgütleri ve istikrarsız unsurların yeniden güç kazanma riski yeniden güvenlik krizi çıkabilir.

Suriye, savaş sonrası dönemde “yeni başlangıç” için fırsatlar arıyor. Diplomatik açılımlar, yeniden yapılandırma gündemi ve bölgesel işbirlikleri umut verici… Ancak aynı zamanda derin ekonomik, toplumsal ve güvenlik problemleri hâlâ büyük engeller oluşturuyor. Bu ülkenin yeniden ayağa kalkması, sadece devlet politikalarına değil, uluslararası desteğe ve yerel vatandaşların güvenliğine, barışa olan inancına da bağlı olacak.



