Türkiye’de bankalara borçlu olan kişi sayısı 43 milyona ulaşırken, kişi başına düşen ortalama borç miktarı 123 bin 250TL seviyesine çıktı. Ekonomide yaşanan dalgalanmalar ve artan yaşam maliyetleriyle birlikte bireysel borç yükü giderek ağırlaşırken, tablo bankacılık sektörünün olduğu kadar toplumun geniş kesimlerinin de dikkatle takip ettiği bir gerçekliğe dönüşmüş durumda.
Finans çevreleri, son yıllarda tüketici kredileri ve kredi kartı kullanımındaki hızlı artışın borçluluk oranlarını ciddi biçimde yukarı çektiğini belirtiyor. Vatandaşların büyük bölümü özellikle günlük harcamalarını karşılamak için kredi kartlarına yönelirken, takibe düşen borçlarda da hissedilir bir artış gözleniyor. Ekonomistler, bu seviyenin “toplumsal borçluluğun kronikleştiği” bir döneme işaret ettiğini ifade ediyor.
Bankacılık kaynakları, borçların önemli kısmını bireysel ihtiyaç kredileri, konut ve araç kredileri ile kredi kartı bakiyelerinin oluşturduğunu vurguluyor. Artan enflasyonun hem gelirleri erittiği hem de geri ödeme güçlüğünü artırdığı belirtilirken, uzmanlar özellikle orta gelir grubunun en kırılgan kesim hâline geldiğine dikkat çekiyor.
Uzmanlar, borçlanmadaki yükselişin yalnızca ekonomik koşullarla değil, toplumda yaygınlaşan tüketim alışkanlıklarıyla da bağlantılı olduğunu söylüyor. Buna karşın gelir seviyelerindeki sınırlı artış, borçların daha uzun vadeli ödeme planlarına yayılmasına ve borç stokunun giderek büyümesine neden oluyor.
Ekonomistler, mevcut tablonun önümüzdeki süreçte finansal istikrar açısından daha sıkı takip edilmesi gerektiğini, bireylerin borç yönetimi konusunda bilinçlendirilmesinin önem taşıdığını belirtiyor. Kredi genişlemesinin kontrolsüz biçimde artmasının ise hem bankalar hem de hane halkları için risk oluşturabileceği vurgulanıyor.



