Avrupa Birliği, Ukrayna savaşının üçüncü yılına yaklaşılırken en tartışmalı adımlarından birini atmaya hazırlanıyor. 18 Aralık’ta yapılacak Avrupa Konseyi zirvesi öncesinde Brüksel’deki ana gündem maddesi net: AB ülkelerinde dondurulan Rus varlıklarının Ukrayna için nasıl ve ne ölçüde kullanılacağı.
Yaklaşık 210 milyar euroluk Rus devlet varlığı, savaşın başından bu yana Avrupa finans sisteminde kilitli durumda. Avrupa Komisyonu’nun masadaki planı, bu varlıkların kendisini değil; getirilerini ve teminat gücünü kullanarak Ukrayna’ya uzun vadeli kredi sağlamak. Kredinin, ileride Rusya’dan talep edilecek olası savaş tazminatlarıyla kapatılması hedefleniyor.
Hukuki sınırlar, siyasi irade
Plan, siyasi olarak güçlü destek görse de hukuki açıdan ciddi soru işaretleri barındırıyor. Özellikle varlıkların önemli bölümünün tutulduğu Belçika, uluslararası hukuk ve finansal güvenilirlik gerekçesiyle temkinli bir duruş sergiliyor. Bazı üye ülkeler, bu adımın ileride devlet varlıklarının dokunulmazlığı ilkesini zedeleyebileceği görüşünde.
Bu süreçte adı en çok geçen kurum ise Euroclear. Rus varlıklarının büyük bölümünü yöneten finans kuruluşu, artan riskler nedeniyle kredi derecelendirme kuruluşlarının radarına girmiş durumda. Aynı zamanda Rusya Merkez Bankası’nın Euroclear’a karşı açtığı dava, AB’nin manevra alanını daha da daraltıyor.
Zelenskyy’den açık destek
Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskyy, zirve öncesi Avrupalı liderlerle temaslarını sıklaştırmış durumda. Kiev yönetimi, dondurulmuş varlıkların yalnızca sembolik bir yaptırım aracı değil, Ukrayna’nın yeniden ayakta kalması için somut bir finansman kaynağına dönüşmesini istiyor.
AB içinde genel eğilim, Ukrayna’ya desteğin yalnızca askeri değil, ekonomik ve yapısal olarak da uzun vadeye yayılması yönünde. Ancak zirveden çıkacak kararın, hem hukuki sınırlar hem de küresel finans sistemi açısından yeni bir dönemin kapısını aralayabileceği değerlendiriliyor.
Avrupa Konseyi toplantısı, sadece Ukrayna’nın geleceği için değil; uluslararası hukuk, yaptırım politikaları ve devlet varlıklarının dokunulmazlığı açısından da tarihi bir eşik olarak görülüyor.



