Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, sahadaki patlama noktasına gelinen süreci Türkiye’nin büyük bir titizlikle yönetmeye çalıştığını vurguladı. Fidan, “Aslında bu savaş daha erken başlayacaktı, biz yürüttüğümüz diplomatik çabalar ve sunduğumuz yaratıcı çözümlerle başlangıcı geciktirmiş olduk” diyerek, Ankara’nın krizin patlak vermemesi için ne kadar yoğun bir mesai harcadığını ifşa etti. Ancak tarafların diplomasi yerine “eski yöntemi” (askeri müdahale) tercih etmesiyle sürecin kontrolünden çıktığını belirtti.

Savaş Ne Zaman Biter? “Asgari ve Azami” Hedefler
Bakan Fidan, ABD ve İsrail’in yürüttüğü harekatın hedeflerine dair stratejik bir okuma yaptı. Savaşın sona ermesi için iki temel senaryonun masada olduğunu ifade etti:
- Asgari Hedef: İran’ın temel askeri kabiliyetlerinin ve savunma sistemlerinin tamamen etkisiz hale getirilmesi.
- Azami Hedef: İran’da köklü bir rejim değişikliğinin gerçekleşmesi.
Fidan, şu anki tablonun İran halkı içinde bir rejim değişikliği dalgalanması yaratmadığını ancak askeri yıpratmanın devam ettiğini gözlemlediklerini ekledi.

Türkiye’ye Sıçrama İhtimali: “Kendimizi Koruruz”
Kamuoyunda en çok merak edilen “Savaş Türkiye’ye sıçrar mı?” sorusuna Bakan Fidan, son derece kararlı ve soğukkanlı bir yanıt verdi: “İran konusundan bağımsız konuşuyorum; Türkiye kendini her zaman korur. Bunun için gerekli iradeye de yeteneğe de sahibiz.” Türkiye’nin sınır güvenliğinin ve ulusal çıkarlarının kırmızı çizgi olduğunu hatırlatan Fidan, bölgesel bir istikrarsızlığın tüm bölgenin kaldırma kapasitesinin üzerinde olduğu uyarısını yineledi.

Hürmüz Boğazı ve Enerji Arzı: “Küresel Risk”
İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma kararı ve enerji akışındaki aksamalar hakkında da konuşan Fidan, bu durumun sadece bölgeyi değil, küresel finans piyasalarını sarsacağını belirtti. Doğal gaz akışının kesilmesinin Türkiye ve Avrupa için enerji güvenliği riski doğurduğunu ifade eden Bakan, bu durumun ABD’yi “sonuç almaya yönelik” daha sert ve hızlı adımlara zorlayabileceğine dikkat çekti.
“İran’da 20 Bin Vatandaşımız Var”
İnsani boyuta da değinen Fidan, İran topraklarında yaklaşık 20 bin Türk vatandaşının bulunduğunu ve bu kişilerin güvenliği için her türlü senaryonun çalışıldığını açıkladı. Türkiye’nin şu anki önceliğinin karşılıklı saldırıların durması ve tarafların yeniden diplomasi masasına dönmesi olduğunu vurguladı.



