Orta Doğu’daki askeri hareketliliğin en acı faturası yine çocuklara kesildi. İran’ın güneyindeki Minab kentinde bulunan bir kız ilkokuluna isabet eden füzeler sonucu yaklaşık 170 öğrencinin hayatını kaybettiği trajedi, uluslararası arenada yeni bir krizin fitilini ateşledi. Bugün gelen son bilgilere göre Çin, saldırıda çocuklarını kaybeden ailelere ulaştırılmak üzere İran’a “taziye tazminatı” niteliğinde acil insani yardım gönderdiğini duyurdu.

Yanlış Hedef mi, Kasten mi?
Saldırının ardından ortaya çıkan ilk veriler, bir “istihbarat felaketine” işaret ediyor. ABD kanadından sızan ön raporlar, füzelerin aslında okulun hemen yanındaki bir askeri tesisi hedeflediğini ancak koordinat hatası veya güncelliğini yitirmiş veriler nedeniyle ilkokulun vurulduğunu gösteriyor. 7-12 yaş arası çocukların sınıflarındayken hedef olduğu bu saldırı, dünya genelinde büyük bir infiale yol açmış durumda.

Çin Diplomatik ve İnsani Ağırlığını Koydu
Pekin yönetimi, yaşanan bu insanlık dışı olay karşısında sessiz kalmadı. Çin Dışişleri Bakanlığı, saldırıyı “uluslararası hukukun ve insani vicdanın ağır bir ihlali” olarak nitelendirdi. Hemen ardından, hayatını kaybeden çocukların ailelerine destek olmak amacıyla İran Kızılayı’na 200 bin dolarlık bir bağış aktarıldığı açıklandı. Uzmanlar, Çin’in bu hamlesini bölgedeki diplomatik nüfuzunu pekiştirme ve Batılı güçlerin askeri hatalarını dünya gündemine taşıma stratejisi olarak yorumluyor.

Bölgede Yas ve Öfke Hakim
Hafta başında Minab’da düzenlenen ve binlerce kişinin katıldığı cenaze törenleri, bölgedeki tansiyonu zirveye taşımış durumda. Birleşmiş Milletler ve UNESCO, okulun vurulmasını “savaş suçu” kapsamında incelemek üzere bağımsız bir soruşturma başlatılması için çağrılarını yinelerken; İran yönetimi ise sorumluların uluslararası hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini vurguluyor.



