Türkiye’yi sarsan ve aylarca gündemden düşmeyen 6 yaşındaki kız çocuğunun evlendirilmesi skandalının baş aktörlerinden Yusuf Ziya Gümüşel’in tahliye edilmesi, kamuoyunda adeta deprem etkisi yarattı. Ancak infiali daha da büyüten gelişme, Gümüşel’in cezaevi çıkışında müritleri tarafından coşkuyla, adeta bir kahraman gibi karşılanması oldu. Çocuk istismarı gibi ağır bir suçlamanın merkezindeki isme yapılan bu kutlama, sosyal medyada ve toplumun her kesiminde devasa bir öfke patlamasına neden oldu. İşte adaleti ve toplumsal vicdanı derinden sarsan o görüntülerin perde arkası ve yansımaları…
Cezaevi Kapısında Kutlama
Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in hukuki sürecinde yaşanan yeni gelişme doğrultusunda cezaevinden tahliye edilmesi, kamuoyu vicdanında büyük bir şok yarattı. Ancak asıl tepki çeken durum tahliyenin kendisinden ziyade, sonrasında yaşanan sahneler oldu.
Tahliye kararının duyulmasının ardından cezaevi önünde toplanan kalabalık bir mürit grubu, Gümüşel’i tekbirler, tezahüratlar ve sevinç çığlıklarıyla karşıladı. Bir çocuk istismarı davasının sembol ismi haline gelmiş birinin etrafında oluşturulan bu “zafer” atmosferi, görüntüleri izleyen milyonlarca vatandaşın kanını dondurdu.
Gösterişli Karşılama: Cezaevi çıkışında bekleyen kalabalığın coşkulu anları, sosyal medya platformlarında anında yayılarak büyük bir infialin fitilini ateşledi.
Sıfır Pişmanlık Algısı: Kutlamaların tarzı, toplum tarafından işlenen suçun vahametinin reddedildiği ve 6 yaşında istismara uğrayan bir çocuğun yaşadığı cehennemin hiçe sayıldığı şeklinde yorumlandı.

Toplumda “Adalet” İsyanı: Öfke Çığ Gibi Büyüyor
Bu skandal kutlama görüntülerinin internete düşmesiyle birlikte, Türkiye’de her kesimden insan tek yürek olarak duruma isyan etti. Vatandaşlar, kadın hakları savunucuları ve sivil toplum kuruluşları tepkilerini çok sert bir dille ifade etti.
X (Twitter) Gündemi: Milyonlarca kullanıcı platform üzerinden tepkisini dile getirdi. “6 yaşındaki bir çocuğun hayatını karartan zihniyetin kutlanması, insanlığın bittiği yerdir” şeklindeki paylaşımlar rekor etkileşim aldı.
Sosyal Medya ve Sokaktaki Tepkiler
STK’lardan Sert Bildiriler: Çocuk ve kadın hakları dernekleri ile barolar, tahliye kararına ve sonrasındaki görüntülere karşı acil eylem çağrıları ve basın açıklamaları düzenledi. Yapılan açıklamalarda, “Çocuk istismarcılarını kahramanlaştıran ve bu suçu kutsayan zihniyet, en az o istismarın kendisi kadar büyük bir ulusal güvenlik ve ahlak sorunudur” vurgusu yapıldı.
Siyaset Dünyasının Tepkisi: Farklı siyasi partilerden milletvekilleri ve yetkililer duruma tepkisiz kalmadı. Adaletin işleyişine yönelik eleştiriler artarken, çocukların korunması için mevcut yasaların nasıl bu kadar esnetilebildiği tartışmaya açıldı.

Ne Olmuştu? (H.K.G. Davasının Özeti)
Toplumdaki bu büyük öfkenin haklı temelini anlamak için, davanın dehşet verici geçmişini hatırlamak gerekiyor:
1. Kan Donduran İddialar: Yusuf Ziya Gümüşel’in, öz kızı H.K.G.’yi henüz 6 yaşındayken kendisinden yaşça çok büyük olan tarikat müridi Kadir İstekli ile “dini nikah” kılıfı altında evlendirdiği ve çocuğun yıllarca sistematik cinsel istismara maruz bırakıldığı kanıtlanmıştı.
2. Mahkumiyet Süreci: Cesur bir genç kadının yıllar sonra devletin kapısını çalması ve gazetecilerin olayı ortaya çıkarmasıyla devasa bir kamuoyu baskısı oluşmuş, Gümüşel ve İstekli ağır hapis cezalarına çarptırılmıştı. Ancak üst mahkemeler ve hukuki süreçteki itirazlar, dosyanın seyrini değiştirdi.
3. Kapanmayan Yara: Bu dava sadece bir ailenin değil; Türkiye’de tarikat yurtlarındaki denetimsizliğin, kapalı kapılar ardında yaşananların ve çocuk hakları ihlallerinin en büyük sembolü haline gelmişti.

Yusuf Ziya Gümüşel’in tahliyesi ve ardından yaşanan bu şok edici “kutlama”, Türkiye’de hukuka ve adalete olan güveni derinden sarsarken, çocukları koruma mücadelesinin henüz ne kadar zorlu ve uzun bir yol olduğunu acı bir şekilde yüzümüze çarptı. Toplumun vicdanında asla beraat etmeyen bu davanın yankıları, uzun süre daha Türkiye’nin en büyük tartışma konularından biri olmaya devam edecek.



