Temmuz 2024’te Beykoz’da gerçekleşen ve 17 yaşındaki Batın Barlasçeki’nin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasına dair yürütülen yargılamada, davanın seyri 24 Şubat 2026’da verilen bir feragat dilekçesiyle tamamen değişti. Kazada evladını kaybeden anne Hasret Doğan, İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurarak sanık Fatma Zehra Kınık Demir hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini resmen beyan etti. Bu gelişme, dosyada şikayeti devam eden hiçbir sivil tarafın kalmadığı anlamına geliyor; zira daha önce hayatını kaybeden gencin babası ve kazada yaralanan diğer üç isim de benzer şekilde şikayetlerini geri çekmişti.

İnfaz Rejiminde Değişim: Hapis Cezası Neden İptal Olabilir?
Dosyadaki şikayetlerin birer birer çekilmesi, sanığın alacağı cezanın infaz kabiliyetini doğrudan etkiliyor. Hukuk sistemindeki süreç şu şekilde işledi:
- Asli Kusur ve İlk Mahkumiyet: Adli Tıp Kurumu raporuyla “asli kusurlu” olduğu kesinleşen sanığa, yerel mahkemece “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası verilmişti.
- Yaralıların Vazgeçmesi ve Ceza İndirimi: Kazada yaralanan Yavuz Selim Öztürk ve diğer iki yolcunun şikayetten vazgeçmesiyle suçun niteliği “taksirle ölüme neden olma” sınırına çekildi ve ceza istinaf aşamasında 2 yıl 6 aya indirildi.
- Annenin Vazgeçmesi: Son olarak annenin de feragat etmesi, mahkemenin TCK’nın ilgili maddelerince (etkin pişmanlık, uzlaşma veya şikayetten vazgeçme sonrası iyi hal indirimleri) cezayı adli para cezasına çevirmesinin veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) sınırına çekilmesinin önünü açtı.

Kamu Davası Statüsü ve Yargılamanın Akıbeti
Trafik kazası sonucu ölümle biten vakalarda şikayetten vazgeçilse dahi “kamu davası” devam eder; yani mahkeme sanığı tamamen beraat ettiremez. Ancak tüm tarafların şikayetini geri çektiği bir tabloda, yargı pratiği genellikle hapis cezasının infaz edilmemesi yönünde gelişmektedir. Sanık Fatma Zehra Kınık Demir’in aldığı 2 yıl 6 aylık ceza, annenin bu son hamlesiyle birlikte, açık cezaevine girme veya denetimli serbestlikten yararlanma hakkı kazandıracak şekilde yeniden düzenlenecek.

Dosyanın Kapanış Safhası ve Hukuki Sonuçlar
Batın Barlasçeki’nin vefatıyla ilgili yürütülen bu süreçte, davanın diğer sanığı (motosiklet sürücüsü) Yavuz Selim Öztürk hakkındaki dosyalar da birleştirilmişti. Tarafların karşılıklı olarak şikayetlerini geri çekmesi, davanın “taraflar arası bir uyuşmazlık” olmaktan çıkıp sadece devletin koyduğu kuralların ihlali noktasında bir cezalandırmaya dönüşmesine neden oldu. Bu durum, kamuoyunda uzun süre tartışılan “asli kusurlu” bir sanığın cezaevi sürecini yaşamadan dosyayı kapatması sonucunu doğuracak bir hukuki zemin hazırladı.



