Türkiye’nin son dönemde en çok konuşulan yolsuzluk ve suç örgütü davalarından biri olan Aziz İhsan Aktaş dosyası, ilk duruşma günüyle birlikte yalnızca mahkeme salonuna değil, kamuoyunun vicdanına da taşındı. Aktaş’ın Silivri’de görülen duruşmaya kalabalık bir koruma ordusuyla gelmesi, davanın içeriğinden çok yargılama biçimini tartışmaya açtı.

Silivri’de başlayan dava, gözleri daha ilk günden üzerine çekti
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, aralarında belediye başkanları ve üst düzey yöneticilerin de bulunduğu yaklaşık 200 sanık hakim karşısına çıktı. Salon kapasitesinin yetersizliği nedeniyle duruşma, Marmara Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde yapıldı. Dosyada 34 sanık tutuklu bulunurken, sanıklar için yüzlerce yılı bulan hapis cezaları talep ediliyor.

Aktaş’ın gelişi davanın önüne geçti
Davada “suç örgütü lideri” olmakla suçlanan Aziz İhsan Aktaş, duruşmaya yaklaşık 15 kişilik özel koruma ekibi eşliğinde geldi. Korumaların adliye önünde adeta etten duvar örmesi, basın mensuplarının görüntü almasını zorlaştırırken, ortaya çıkan manzara sosyal medyada kısa sürede gündem oldu.
Aktaş, gazetecilere yaptığı kısa açıklamada “Poz vermeye gelmedim. Kaçmadım, buradayım. Söylediklerimin arkasındayım” ifadelerini kullandı. Ancak bu sözler, oluşan görüntünün yarattığı tartışmaları bastırmaya yetmedi.

“Mahkeme salonunda herkes eşit olmalı” tepkisi
Hukuk çevrelerinden gelen ilk tepkiler sert oldu. Avukat Hüseyin Ersöz, duruşma salonlarında güvenliğin zaten devlet tarafından sağlandığını hatırlatarak, sanıkların özel korumalarla adliyeye gelmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Ersöz’e göre, bazı sanıkların bir yakını bile salona alınmazken, bu görüntünün açıklanabilir bir yanı yok.

Siyaset cephesinde VIP tartışması
CHP’li milletvekili Mahmut Tanal da Aktaş’ın adliyeye “VIP” olarak nitelendirilen bir girişten alınmasına dikkat çekti. Tanal, milletvekillerinin dahi kullanamadığı alanların bir sanığa açılmasının yargıdaki eşitlik ilkesini zedelediğini savundu. Tartışma, yargı bağımsızlığı ve adil yargılanma başlıkları altında büyüdü.

Etkin pişmanlık, tahliye ve bitmeyen soru işaretleri
Aktaş’ın daha önce tutuklu olduğu dosyada etkin pişmanlıktan yararlanarak tahliye edilmesi de kamuoyunda hâlâ tartışılan başlıklar arasında yer alıyor. İddianamede, Aktaş’ın itirafları doğrultusunda birçok belediyeye yönelik operasyon yapıldığı, bazı belediye başkanlarının tutuklandığı belirtiliyor.
Bir davadan fazlası
Aziz İhsan Aktaş davası, yalnızca yolsuzluk ve suç örgütü iddialarıyla değil; sanıklara tanındığı iddia edilen imkânlar, adliye görüntüleri ve kamuoyunda oluşan algıyla da dikkat çekiyor. Duruşmanın daha ilk gününde yaşananlar, dosyanın hukuki boyutunun yanı sıra “yargı önünde eşitlik” tartışmasını da derinleştirmiş durumda.



