Bolu Kartalkaya’da geçtiğimiz yıl meydana gelen ve 78 vatandaşımızın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan otel yangınına dair TBMM bünyesinde kurulan Araştırma Komisyonu, merakla beklenen nihai raporunu yayımladı. Kamuoyunda büyük yankı uyandıran raporda, facianın salt bir kaza değil, bir ihmaller silsilesi olduğu vurgulanırken; sorumluluk paylaşımı konusunda kurumlar arası yetki sınırları net bir şekilde çizildi. Rapor, özellikle denetim mekanizmalarındaki “kim sorumlu?” karmaşasına hukuksal bir çerçeve çizerek son noktayı koymayı hedefliyor.

Kültür Ve Turizm Bakanlığı’nın Denetim Yetkisi Sınırlandırıldı
Raporun en çok tartışılan ve detaylandırılan bölümlerinden biri, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın hukuki statüsü üzerine oldu. Komisyon, Bakanlığın tesislere verdiği “Turizm İşletme Belgesi”nin sanılanın aksine teknik bir güvenlik onayı olmadığını ifade etti. Rapora göre bu belge, tesisin sadece hizmet standartlarını, oda kalitesini ve personel niteliğini tescil eden bir “kalite belgesi” niteliği taşıyor. Yangın güvenliği, tesisat uygunluğu veya yapısal dayanıklılık gibi teknik detayların denetimi, mevcut mevzuata göre Bakanlığın görev tanımı içerisinde yer almıyor. Bu tespit, facianın ardından Bakanlığa yöneltilen “Neden denetlemediniz?” sorularına hukuki bir yanıt niteliği taşıyor.

Sorumluluk Yerel Yönetimler Ve İtfaiye Birimlerine Bırakıldı
Meclis Araştırma Komisyonu, yangın güvenliği konusundaki asıl yetki ve sorumluluğun yerel dinamiklerde olduğunu raporunda açıkça belirtti. Rapora göre, otel ve benzeri konaklama tesislerinin yapı ruhsatından işletme ruhsatına kadar olan süreçte birincil sorumlu merci belediyeler ve il özel idareleri. Bu kurumların, tesislerin yangın yönetmeliğine uygunluğunu kontrol etmeden ruhsat vermemesi gerektiği hatırlatıldı. Ayrıca, itfaiye birimlerinin periyodik olarak yapması gereken yangın tesisatı kontrollerinin ve “yangın güvenliği uygundur” raporlarının, facianın yaşandığı işletmede kağıt üzerinde kaldığına dair ciddi bulgular paylaşıldı.

İş Güvenliği Ve Teknik Denetimlerdeki Büyük İhmal
Raporun teknik detaylar kısmında, sadece fiziksel eksiklikler değil, yönetimsel hatalar da mercek altına alındı. İş güvenliği uzmanlarının ve ilgili denetim birimlerinin, tesisin acil durum eylem planlarını kağıt üzerinde onayladığı, ancak sahada bu planların karşılığının olmadığı tescillendi. Yangın merdivenlerinin kilitli olması, duman dedektörlerinin bir kısmının devre dışı bırakılması ve personelin yangına müdahale konusunda hiçbir pratik eğitim almamış olması, raporun “Önlenebilir Facia” başlığı altında toplandı. Bu noktada, iş sağlığı ve güvenliği birimlerinin saha denetimlerindeki yetersizliği ağır bir dille eleştirildi.

On Sekiz Maddelik Çözüm Ve Yeni Yasal Düzenleme Önerisi
Komisyon, raporun sonuç bölümünde sadece durum tespiti yapmakla kalmayıp, benzer acıların yaşanmaması için 18 maddelik kapsamlı bir yol haritası sundu. Bu öneriler arasında, konaklama tesislerinin yangın denetimlerinin tek bir merkezden ve daha ağır yaptırımlarla izlenmesi, yerel yönetimlerin denetim kapasitelerinin artırılması ve dijital takip sistemine geçilmesi gibi kritik maddeler yer alıyor. Ayrıca, yangın yönetmeliğine aykırı hareket eden işletme sahiplerine yönelik hapis cezalarının alt sınırının yükseltilmesi ve “olası kast” çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği tavsiye edildi.



