Küresel teknoloji rekabetinin sertleştiği bir dönemde ABD’nin ihracat kontrollerine dair yeni bir ihlal ortaya çıktı. ABD tarafından kara listeye alınan Çinli teknoloji devi Inspur Group’un kontrolündeki bir yan kuruluş, gelişmiş Nvidia Blackwell işlemcilerini Endonezya üzerinden Çin’e yönlendirdi. Bu durum, uluslararası teknoloji güvenliği ve tedarik zincirinde ciddi soru işaretleri oluşturdu.
ABD’nin kara listeye aldığı Inspur’un dolaylı olarak bağlı olduğu şirketi Aivres, Nvidia’dan yasal yollarla Blackwell işlemcilerini satın aldı. İşlemciler, Endonezya’daki Indosat Ooredoo Hutchison tesisinde 32 sunucu rafı hâline getirildi. Her raf 72 adet Blackwell çipi barındırıyordu. Nihai hedef ise Şanghay merkezli INF Tech adlı yapay zekâ şirketiydi. Böylece, ihracat kontrolleri fiilen aşılmış oldu.

ABD’li yetkililer, ticari amaçlı donanımların “çift kullanımlı teknoloji” kapsamında olduğunu belirtiyor ve bu tür işlemcilerin askeri veya savunma alanında kritik etkiler yaratabileceğine dikkat çekiyor. Nvidia CEO’su Jensen Huang, Çin pazarının şirket için tarihsel olarak önemli olduğunu, ancak mevcut kontroller nedeniyle gelirlerin neredeyse durduğunu açıklamıştı.
Olay, sadece ticari değil, jeopolitik açıdan da dikkat çekici. Uzmanlar, ABD’nin ileri teknoloji ambargosunun aracı ülkeler üzerinden delindiğini ve bu durumun yalnızca yaptırımlarla çözülemeyeceğini, uluslararası koordinasyon ve kapsamlı tedarik zinciri denetimi gerektiğini belirtiyor.
Bu gelişme, küresel teknoloji piyasalarının kırılganlığını ve ihracat kontrollerinin uygulamadaki zorluklarını bir kez daha gözler önüne seriyor. Çin’in gelişmiş çiplere erişimdeki stratejik esnekliği, ABD’nin güvenlik kaygılarıyla birleştiğinde, önümüzdeki dönemde teknoloji ve jeopolitik dengeleri şekillendirecek önemli bir sınav niteliği taşıyor.



